Kırk yıl önce İstanbul Gezi yazıları: Sultanahmet’in gülen yüzü
Eminönü Merkez İlçe Belediye Başkanı Tarih Aktaş buraya çok emek verdi. Ellerine sağlık, semtin yüzü güldü.
İstanbul’a on beş yıl önce ailece geldiğimizde iki sene Akbıyık’ta oturmuştuk. Buralar o yıllarda artık mahalle olmaktan çıkmıştı. Eski sakinleri terk etmişti evlerini. Anadolu’dan gelenler, aşağılarda Cankurtaran taraflarında oturanlar, iş yerleri istila etmişti. Bakımsızlık, perişanlık kol geziyordu. Sultanahmet Camii’nin etrafı tam bir harabe idi. Sarhoşların, esrarkeşlerin yatağı. Cezaevi’nin bu semtte olması da ayrı bir dehşet havası yaratıyordu. Alemdar Sineması henüz çalışıyordu ama, sinemaya gidecek ahali kalmamıştı. Alemdar Karakolu ayaktaydı. -Güzel, ahşap bir konaktı bu. Sanırım bir ara Talat Paşa oturmuş orada. Yıktılar geçenlerde. Hâlbuki korunabilir bir yapı idi-. Neyse, diyeceğim yüzüne bakılır hâli yoktu Sultanahmet’in.
Geçen yıllar içinde turizm ilerledi. Sultanahmet de civardaki birkaç sefil otel sayesinde “bitli turistlerin” mekânı olarak belirdi. Sonra sonra kıyısından köşesinden temizlenmeye başladı. Parka çekidüzen verildi. İslâm ülkeleri ile aramız düzeliyor, ara sıra konferanslar yapılıyor, konuklar Sultanahmet’e falan geliyorlar, eh etrafa şöyle bir bakmak gerek.........
