Yüz kızartıcı hareketler bunlar
Mutlak butlan kararı ve sonrasında içine düşülen karmaşayı kendilerinden bilmiyorlar.
Her şey normal, her şey rayında gitmiş sanki. Dahası, olması gereken buymuş gibi bir bakış, bir değerlendirme kudreti var.
Yargı, durup dururken bir karara vardı da işleri karıştırdı diyecekler ama zorlanıyorlar.
Delegelere verilen rüşvet tomarlarını, pavyon pazarlıklarını yok saymak eğilimi, öyle bir gariplik ki bu ülkenin siyaset tarihinde görülmüş değil.
Oradan söz açan birine şiddetle itiraz ediyorlar. “Oradan gelme bana…”
Neden?
İşin kaynağı orası. Suçun, hukuksuzluğun, ahlâksızlığın membaından bahsedilmeyecek mi?
Temelden yanlış olan bir hareketi, hararetle savunanları görünce, akıl işe yaramaz duruma düşüyor.
Şikâyet eden o partiden, aldım diyen de verdim diyen de oradan.
Kimin hangi miktarda götürdüğü de belli.
Bunları söyleyince de “Geç bunları geç” diyorlar.
Duymak iyi gelmeyebilir, rahatsızlık verebilir, ama yok saymakla bir yere varılmaz.
Geçemiyoruz bir türlü, geçilemiyor.
Orası çirkefin başladığı yer.
Bütün deliller sabit. Belgeler ortada.
Mahkeme o verilerle bir karara ulaştı.
Fakat bu tablonun müsebbibi, yanlışı savunanlara göre, yine kendileri değil. Yaşananlar hep iktidarın işi!
Baldırında kıl dönmesi olsa, onu da hükümetten bilecekler.
Baldızında kızamık çıksa, onu da.
Nereden bakarsak bakalım, yüz kızartıcı........
