Ölümüne sevda
“Çarşamba yollarında/ Kelepçe kollarında/ Allah canımı alsın/ O yârin kollarında”
Samsun Çarşamba türküsünden Adana türküsüne geçelim.
“Adana yollarında/ Pambuklar dallarında/ Allah canımı alsın/ O yârin kollarında”
Bu sözlerin sahibi olan kişilerin, yârini ne kadar çok sevdiğini ifade etmek istediklerini anlıyoruz. Sözler dolambaçlı değil, gayet açık. Aynı sözleri kullanan başka türküler de var.
Maksat belli. “Yeter ki yârime kavuşayım. O andan sonra can vermeye razıyım.”
İyi hoş ama…
Bir de yârinin açısından bakmak gerekir.
Uzun süre hasret çekmişler. Türlü engellerle karşılaşmışlar. Zamanla hepsini aşmışlar. Tam kavuştukları anda, sevdiği kişi kollarında ölüyor.
Kim böyle bir durum yaşamak ister?
Neler hissettirir? Dayanılır gibi görünmüyor.
İnsan en çok sevdiğine böyle bir son an yaşatmak ister mi?
Ölüme değilse de geçimini temin edemeyecek derecede fakirliğe razı olan âşıkların türküleri de birbirine benziyor.
“Söylerem ozan kimin/ Kalp kaynar kazan kimin/ Elin elimde olsa/ Gezerem kızan kimin”
“Harput’un altı kelek/ Dersim’e gidek gelek/ Eli elimde olsun/ Kapı kapı dilenek”
“Oklavıyam pazıyam/ Ak gerdanda yazıyam/ Seni bana........
