menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kur’ân Günlüğü -24. Cüz-

16 1
24.03.2025

En büyük günahımızı bile silmeyi ve bizi en iyi amelimizle ödüllendirmeyi vadeden bir Rabbimiz var!

“Rableri katında, onlar için istedikleri her şey olacaktır. İşte bu, kulluğunu güzel yapanların mükâfatıdır. Sonunda Allah onların yaptıkları en kötü amelleri bile silecek ve onları işledikleri en güzel amele göre ödüllendirecektir” (Zümer 39/35).

Bu âyet-i kerimede son derece heyecan verici bir müjde vardır. Şöyle ki Rabbimiz, kulluğunu güzel yapanlara (muhsinîn) iki şeyi vadetmiştir: 1. En kötü amellerini bile silecektir. 2. Onları işledikleri en güzel amele göre ödüllendirecektir. Bu âyet bize, Rabbimizin ne muazzam bir merhamete sahip olduğunu göstermekte ve büyük bir ümit vermektedir. Âyetten anlaşıldığına göre Hesap Günü’nde amel defterimize bakılıp içinden en güzeli seçilecek ve ebedî mükâfatımız ona göre verilecektir. Ne büyük bir lütuf! Ne muhteşem bir cömertlik! Mesela şöyle düşünelim: Bir öğretmen, öğrencilerine onlarca soru soruyor ve diyor ki “En iyi cevabınız hangisiyse, karne notunuzu onu esas alarak vereceğim.” O hâlde şunu düşünelim: Amel defterimdeki en güzel amelim hangisi olabilir? Her daim, en güzel amellerimiz arasında yarışacak olan yeni güzel ameller işlemeye talip olalım. O’nun bu muazzam müjdesi ve cömertliği karşısında elimizden gelen gayreti gösterelim.

Allah insana yeter

“Allah kuluna yetmez mi? Gerçek bu iken, onlar kalkıp seni O’ndan başkalarıyla korkutmaya kalkışıyorlar” (Zümer 39/36).

Kur’ân’ın berceste âyetlerinden olan bu âyeti, iki manada ele alabiliriz: 1. Allah Teâlâ, dilerse yapacağı bilfiil müdahalelerle kulunun isteklerini yerine getirmeye, onun her istediğini vermeye, onu tüm kötülerden ve kötülüklerden korumaya kâdirdir. 2. Allah inancı ve düşüncesi, kişiyi psikolojik açıdan tatmin etmeye yeter. Şöyle ki insanoğlunun ihtiyaçları ve istekleri sınırsızdır. Onun sınırsız olan ihtiyaçlarını ve isteklerini ancak her şeye gücü yeten bir Allah’a inanmak tatmin edebilir. Zira yalnızca O, sınırsız bir güç ve imkâna sahiptir. O’nun dışındaki her şey sınırlı olduğu için insan onların kendi ihtiyaç ve isteklerine yetmeyeceğini düşünür ve bilir. Şu hâlde insan için Allah kavramı, her şeye gücü yeten bir varlığa delâlet ettiği için O’na inanmak ve sığınmak, ihtiyaç ve isteklerini O’na arz edip O’ndan taleplerde bulunmak kadar insanı rahatlatan, ona güven ve huzur veren bir duygu olamaz. Hâsılı; Allah, insana yeter.

Bu âyetin........

© Yeni Şafak