Münih Güvenlik Raporu’nda küresel liberal düzenin geleceği
Münih Güvenlik Forumu’nun yayınladığı 2026 Raporu, liberal uluslararası sistemin ABD’nin takip ettiği düzen yıkıcı politikanın hedefi haline geldiğini belirterek Amerika dışındaki paydaşların önündeki opsiyonları değerlendiriyor. Raporda, Davos Zirvesi’nde liberal düzenin sonunun geldiğini ilan eden Kanada Başbakanı Carney’nin yankı getiren konuşmasına benzer şekilde, Amerika’nın liderliğine karşı azalan güvenin altı çiziliyor. Trump yönetiminin politikalarının yarattığı belirsizlik ortamı, bir yandan Washington’ın sadece pazarlık yaptığı bir yandan da gerçekten sistemin liderliğinden çekildiği izlenimi veriyor. Bu ikilem, Avrupa’yı Rus saldırganlığıyla Amerikan ikircikliği arasında bırakarak askeri, stratejik ve endüstriyel adaptasyona zorluyor. Küresel ticaretin artık sadece ekonomik bir mesele olmaktan çıkıp büyük güç mücadelesinin bir aracı haline geldiğini vurgulayan rapor, sistemin ani çöküşünden ziyade kademeli olarak aşınacağı ve bölgesel parçalanmaların artacağı gibi öngörülerde bulunuyor.
AMERİKAN ‘YIKICILIĞI’
Amerika’nın 1945 sonrası inşa ettiği liberal düzen çok uluslu karar alma, serbest pazar ekonomisi, liberal ticaret, demokrasi ve uluslararası hukukun üstünlüğü gibi temellere dayanıyordu. Küresel liberal düzenin uluslararası çatışma ve savaşlardaki etkisizliği, gelir eşitsizliğini artırması, kapital ve emeği küreselleştirerek yerel endüstriyi zayıflatması, ani göç şoklarının yönetilememesi ve güçlü devletlerin hukuksuzlukları gibi sebeplerle aşındığı ortada. Bu negatif algının sadece Amerikan halkı tarafından değil Batı kamuoyunun genelinde karşılık bulduğunu biliyoruz. Bu düzene karşı oluşan hoşnutsuzluğun Batı genelinde hem sağ hem de sol uç partileri ve söylemleri güçlendirmesi tepkinin büyüklüğüne işaret ediyor.
Trump’ın ikinci kez seçilmesi de aslında sisteme inançsızlığın ve aynı zamanda aşırı sağ muhafazakarlığın yükselişinin bir ifadesi olarak okunabilir. Trump........
