Amerika ve İran neden savaşa döndü?
Amerika ve İran neden savaşa döndü?
Başkan Trump’ın İran’la savaşın tekrar başladığını ilan etmesiyle birlikte CENTCOM üç gün üst üste İran’ın farklı bölgelerine saldırılar düzenlediğini açıkladı. İran’ın anlaşmayı ihlal ettiğini iddia ettiği gemileri vurması sonrasında Trump Hürmüz’e ablukanın yeniden uygulanacağını duyurdu ve oranında bir ücretin uygulanmasını gündeme getirdi. İran da Hürmüz’ü kapattığını duyurdu ve boğazı koruyan gücün geçiş ücreti almasının makul olduğunu söyleyerek adeta Trump’la dalga geçti. Amerika ve İran’ın temel hiçbir konuda anlaşmadan adeta savaşa ara vermek için uzlaştıklarını açıklamaları, tekrar savaşa dönülebileceği mesajını veriyordu. İki taraf artık sadece nükleer mesele veya Hürmüz’ün açılması gibi konuları değil bölgesel güç dengesinin yeniden şekillenmesini müzakere ediyor. İki tarafın da kendini güçlü pozisyonda görmesi kapsamlı bir anlaşmaya varılması ihtimalini zayıflatıyor.
KIRILGAN MÜZAKERE SÜRECİ
Haziran’daki İslamabad anlaşması 60 günlük bir müzakere süreci öngörüyordu ve bazı kritik sorunları ertelerken bazı şartların yerine getirilmesine ilişkin muğlak bir dil kullanıyordu. İran İsrail’in anlaşmaya uymadığı, ABD’nin saldırılarını tekrar başlattığı, petrol satışlarını serbest bırakan iznin iptal edildiği ve dondurulan İran’a ait dondurulmuş varlıkların nasıl kullanılacağını dikte ettirmeye çalıştığı gibi suçlamalar yöneltti. ABD, İran’ın güvenli seyrüsefer sağlamadığı, ticari gemiciliğe saldırdığı, Hürmüz’de fiili kontrol rejimi oluşturmaya çalıştığı gibi suçlamaları gündeme getirdi. Bunların hepsinde kısmen haklılık payı olsa da temel sorun ABD ve İran’ın masaya oturma niyetlerinin farklı olmasıydı. Amerika İran’ın kapasitesini yok ettiğini ve uzun yıllardır süren birçok meseleyle ilgili taviz koparacağını varsayarak masaya otururken İran savaştan stratejik kazanımla çıktığını ve dolayısıyla Hürmüz geçiş rejimini yeniden düzenleyerek bölgesel........
