Sadakatin sınırı
Merkez Avrupa’dan ya da ABD’nin bilmem neresinden gelecek bir selama şerefi dahil her şeyini satabilecek bir “çete”, çok acayip çalışıyor ve şöyle bir profile doğru itiyorlar bizi: “Hayvan düşmanı, insan düşmanı, LGBT birey düşmanı, dünyanın aldığı yeni şekilden habersiz, din istismarcısı, kadın hakları düşmanı…”
Daha pek çok şey girebilir bu profile.
2008’de icat ettikleri “Türkiye Malezya mı olacak?” tartışmasını, ne idiği belirsiz bir “mahalle baskısı” kavramıyla pekiştirdiklerinden bu yana bu çete, Türkiye’de toplumu gerip tüm toplumsal fay hatlarıyla oynamanın “tek şansları” olduğunu fark ettiler. Neredeyse 20 yıldır da “aydınlık-karanlık” yavesiyle bu gerginliği sürdürüyorlar.
Dönelim profil işine. Her gün “bu AK Partililer” denilerek ortaya konulan ve gerçekle yakından uzaktan ilgisi olmayan bu profilleştirme öyle sonuçlar verdi ki hani tabiri caizse “bizi öldürse ciğeri soğumayacak” bir kitle oluşturdular.
Yahu halbuki biziz. Bize “siz” diyenlerle de, bizim “siz” dediklerimizle de bir “biz”iz aslında. Fakat iş öyle bir noktaya geldi ki “ortak doğru”, “ortak iyi”, “ortak güzel” diye bir şeyin esamisi........
