Faydalı işsizlik hakkı yahut uzmanlar diktatörlüğü
Fragmenter filozof Chul Han “enfokrasi” demişti malum. İletişim ve enformasyon delirmişliğinin dünyaya armağan ettiği kaosu “enfokrasi” ile tanımlıyordu. Hoş, Chul Han da geçenlerde ölen Habermass gibi. Kendi tanımladığı ve dünyaya armağan ettiği “enfokrasi”nin en çok İsrail tarafından ortaya konulduğunu falan söyleyemiyor bir türlü. Almanların (yahut Chul Han gibi Almanlaşmışların) böyle bir tarafı var malum. Meseleyi bir türlü Siyonizm’e, İngiliz-Yahudi Medeniyeti’ne, soykırıma getiremiyorlar. Hem insanın durumunu mükemmele yakın şekilde tespit edip hem de bu durumun asıl müsebbiplerini gözden kaçırmaya çabalamak da, nasıl derler, “tam Almanlık.”
Enfokrasinin yani iletişim ve enformasyonun yol açtığı büyük kaosun en büyük kazananları hiç şüphe yok ki “uzman diktatörlüğü”nün temsilcileri. Bu kavramsallaştırmayı da büyük oranda İvan İllich’e borçluyuz.
Uzman diktatörlüğü kabaca “kendilerinin izni olmadan herhangi bir şeyin gerçekleşmesine rıza göstermeyen uzmanların oluşturduğu baskıcı, tek tipleştirici, hizaya sokucu bir diktatörlük inşası” demek.
Doktorlar, ekonomistler, finansçılar, mühendisler ve birkaç grup uzman daha........
