Aşk mıdır o?
Kalbin ışıması, gönlün sarhoş olması, gecenin birden aydınlanması mıdır? Aşk mıdır o?
Doğum günlerinin unutulmaması mıdır mesela. “Ona kendini özel hissettirecek küçük sürprizler yap” basmakalıbındaki o kekremsi küf tadı mıdır? Aşk mıdır o?
Selvi Boylum Al Yazmalım’daki Kadir İnanır mıdır, Ahmet Mekin midir, Türkan Şoray mıdır? Yoksa çok eskiden mi karşılaşacaktık Medeniyet Pansiyonu’nun esintili İstanbul’unda?
Esasen “Aşk mıdır o?” sorusunu oldukça gereksiz sorulmuş bir soru olarak kabul etmeye yatkınım. Çünkü toprağı şunca yıldır çiğneyen bir yorgun adem olarak anladım ki aşkı nasıl tanımlarsam tanımlayayım doğru cevap o olmuyor.
Alın size bir tanım: Aşk, birini bütünüyle ve bile isteye yanlış anlamaktır.
Alın size bir başka tanım: Aşk, birini “başka” kabul etmeye teşneliktir.
Bir başkası: Aşk, birini dolaysız, gerekçesiz, nedensiz şekilde hayatının merkezine yerleştirmektir.
Tabii ki hepsi yanlış bu cevapların. Çünkü cevap başka yerde. Hep o........
© Yeni Şafak
