menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yapay zekâ hayal kurabilir! Kendi tanrısını, dinini üretir. Din savaşları bile çıkarabilir. Soykırımlar da başlatabilir. Mucizeler çağı mı karanlıklar çağı mı? Ne olacağı bizim elimizde. O zaman bu üç “oligark” nasıl bir tehdit gördü?

145 0
15.09.2026

Yapay zekâ hayal kurabilir! Kendi tanrısını, dinini üretir. Din savaşları bile çıkarabilir. Soykırımlar da başlatabilir. Mucizeler çağı mı karanlıklar çağı mı? Ne olacağı bizim elimizde. O zaman bu üç “oligark” nasıl bir tehdit gördü?

Birkaç gündür, yapay zekâ konusunda çok ciddi bir tartışma var. Aslında uzun süredir devam eden, herkesin cevaplarını bilmediği onlarca soru ile takip ettiği, “yapay zekâ tehdit olur mu” tartışması ilk kez ciddi boyut kazandı.

Elon Musk (Grok) ve Sam Altman (OpenAI), Dario Amodei’nin (Anthropic) “yapay zekânın gelişimini yavaşlatma” önerisi ile şaşırtıcı bir çıkış yaptılar. Şimdi herkes, dolu dizgin rekabete girişen, bugüne kadar yapılan hiçbir uyarıyı ciddiye almayan bu şirketlerin neden böyle bir tavır değişikliğine girdiğini sorguluyor.

NASIL BİR TEHDİT GÖRDÜLER?

Neyi gördüler, nasıl bir tehdidi fark ettiler? Ahlaki bir duruş olmadığı ortada, öyleyse onlara yavaşlama ihtiyacını gösteren neydi? Yoksa ABD yönetiminden daha büyük destekler almak için bir manevra mı yapıyorlar? Ya da Çinli yapay zekâ uygulamaları ile rekabeti mi kaybediyorlar?

Tartışmalara bakılırsa “yapay zekânın bağımsızlığını kazanma aşamasına ulaştığı”, interneti tamamen kontrol altına alabileceği, kendisini üreten şirketleri tanımayabileceği, sahiplerini bile tehdit görmeye başlayabileceği gibi çok ciddi ihtimaller var.

ON YIL İÇİNDE BÜTÜN İNSANLIĞI ÖLDÜREBİLİRLER!

Bütün dünyanın katılımını da sağlayarak, dev şirketlerin kendilerini “tanrı gibi” görmeye başladığı, yeryüzünü denetim altına alabileceklerini düşünmeye başladıkları bir dönemde, bu “korku”nun kaynağı gerçekte neydi?

Her şey; Anthropic’ten istifa eden Jacob Coxon adlı araştırmacının açıklama ve uyarıları ile başladı. Bu üç şirketin sorumlu davranmadığını, insan hayatı ile kumar oynadıklarını söylüyordu. Ve şöyle bir korkutucu ihtimalden söz ediyordu:

“Yapay zekâ geliştiren insanlar, önümüzdeki on yolda kadar hepimizi öldürebileceğine samimi bir şekilde inanı yor. Eğer bir laboratuvar araştırmacısıysanız, önümüzdeki birkaç yılın gerçekten nasıl hissedeceğini düşünmenizi şiddetle tavsiye ederim.”

BİR YIL İÇİNDE YAŞANACAK OLAN FELAKET NE? “İSTESENİZ DE KAPATAMAZSINIZ.”

Bu açıklamadan sonra her üç şirket de bir “felaket senaryosu”ndan söz etmeye başladı. Bunun ne olduğu tam net değil ama senaryonun 6 ile 12 ay içinde yaşanabileceği söyleniyor.

Anthropic CEO’su Dario Amodei; “Bir yapay zekâ modeli yeterince güçlü ise “kapatılma” girişimlerini bile aşabilir. Ve bunu simülasyonlarda da gördük” diyor. Yani, “İsteseniz de kapatamayabilirsiniz” diyor.

Bütün bu tartışmaların içinde Çin yok. O kendi yolunda gidiyor. Çok daha ucuz, ulaşılabilir yapay zekâ çözüm ve programları ile ABD’li şirketleri aşmış durumda. Ama Çin’in aslında hangi aşamada olduğu, nerelere ulaştığı tam olarak bilinmiyor. ABD Başkanı Trump da “yapay zekânın yavaşlatılması”na karşı çıkıyor, ortada bir tehdit olmadığını iddia ediyor.

YAPAY ZEKÂDAN ÖNCE; DÜNYAYA HÜKMEDEN ŞİRKETLER TEHDİT OLDU.

Sadece üç ABD’li “oligark”ın nasıl bir oyun oynadığına, nasıl bir güce eriştiğine, kendilerini nasıl “tanrılaştırdığı”na bakınca, yapay zekâdan önce kendilerinin nasıl bir tehdit haline geldiğini görüyoruz. Dünyanın öncelikle bu sorunu çözmesi gerekiyor.

Dev şirketlere ve sahiplerine, insan ırkının kaderi üzerinde böylesine oyun kurla yetkisinin kimse vermedi. Ama onlar fiili durum oluşturarak, devletlerden, milletlerden, ülkelerden, “dünya düzeni” dediğimiz iktidar gücünden çok daha fazlasına hükmeder oldu.

TEHDİTLER HAYALİN ÖTESİNE GEÇTİ İNSAN IRKI........

© Yeni Şafak