İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs’tan Türkiye’ye saldırırsa ne olur? Ege’de deniz haritası değişir. “Batı Trakya haritası” çizilir. Yunanistan’ın “çöküşü” olur. Türkiye ilk kez bölgesel savaşa girer. Bu, 3. dünya savaşını başlatmış olur. Türkiye çok daha büyük bir şeye hazırlanıyor, İsrail sadece teferruat.
İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs’tan Türkiye’ye saldırırsa ne olur? Ege’de deniz haritası değişir. “Batı Trakya haritası” çizilir. Yunanistan’ın “çöküşü” olur. Türkiye ilk kez bölgesel savaşa girer. Bu, 3. dünya savaşını başlatmış olur. Türkiye çok daha büyük bir şeye hazırlanıyor, İsrail sadece teferruat.
İsrail, Suriye’deki taktiksel saldırıları ile Türkiye gibi devasa bir ülkeyi oyuna getiremez. Daha önce Arap devletlerine, İran’a karşı uyguladığı yol ve yöntemlerle, Türkiye’nin tarihsel yürüyüşünü, coğrafya ölçekli hesaplarını yolundan saptıramaz, bir “erken hareket”e mecbur bırakamaz.
Türkiye, İsrail’in bütün yol ve yöntemlerini ezbere bilir. Ne tür adımlar atacağını ne tür tahriklere girişeceğini, her adımda ne tür hedeflere ulaşmaya çalışacağını, Türkiye’yi nereye kadar zorlamayı deneyeceğini bilir.
İSRAİL’İN TÜRKİYE İLE DOĞRUDAN SAVAŞA GİRECEK GÜCÜ YOKTUR! BAŞKALARINI SAHAYA SÜRECEK…
İsrail, Türkiye ile doğrudan bir savaşa girme cesaretine ve gücüne sahip değildir. Bu yüzden de daha önceki bütün savaşlarında olduğu gibi, “kendisi ortamı hazırlayıp başka güçleri sahaya sürme” yöntemleri deneyecektir.
Filistin’de, Lübnan’da, İran’da ABD ve Avrupa güçlerini kullanmıştır. Gazze’de uyguladığı soykırımda bile bu güçleri kullanmıştır. En son İran’a karşı Arap gücünü, devletlerini kullanmaya çalışmış ama bu plan çökmüştür. Arap ülkelerini İran’la savaşa sokmak için o ülkelere bile örtülü saldırılar yapmış, rezilce eylemlere girişmiştir.
KORKUNÇ BİR SABIR: ARAP ÜLKELERİ TUZAĞA DÜŞMEDİ.
Arap ülkeleri İsrail’in örtülü saldırılarına, İran’ın açık saldırılarına rağmen bu tuzağa düşmemiştir. Arap ülkelerinin kuruldukları tarihten bu yana belki de en bilgece hareketi bu olmuştur.
Korkunç bir sabır dayanışması göstermişler ve İsrail için çıkarılması planlanan bir coğrafya savaşına engel olmuşlardır. Bu savaş Sünni-Şii savaşı ve Arap-Fars savaşı olarak planlanmıştı. Yıllardır bu hazırlık yapılıyordu. Ama o büyük hesap sıfırlanmıştır.
YUNANİSTAN, RUM KESİMİ VE BAE’Yİ SAHAYA SÜRÜYOR
İsrail, Türkiye’ye karşı Yunanistan’ı, Rum Kesimi’ni ve dolaylı olarak BAE’yi cepheye sürmektedir. Yunanistan ve Rum Kesimi doğrudan, BAE ise, Libya, Lübnan, Somali gibi bölgesel çatışmalarda İsrail adına hareket etmektedir.
İsrail’in Rum Kesimi’ne asker sevk etmesi, nüfus taşıması, sivil görünüm adı altında burada yerleşip mevzilenmesi Rum Kesimi için çok ciddi tehditler üretecektir. İçeride, zamanla İsraillilerin Rumları nasıl rehin aldığı, nasıl paçavraya dönüştürüp kullandığı ortaya çıkacaktır.
RUMLAR İSRAİL’İN REHİNESİ. BÜYÜK ŞOK YAŞAYACAKLAR!
Rum yönetimi, İsrail gücü ile Türkiye’ye direnmenin mümkün olmadığını bildiği halde, bu ülkeye sınırsız alan açarak adeta intihar etmektedir.
Türkiye’nin olası bir çatışmada Rum yönetimini doğrudan hedef alacağını, Ada’ya yerleştirdikleri İsraillilerin böyle bir müdahaleyi engelleme gücü olmayacağını nasıl kavrayamazlar anlaşılır gibi değildir.
Rumların “Biz Avrupa sınırıyız, bize saldırı Avrupa’ya saldırıdır” tezinin ömrü ise sadece birkaç yıllıktır.
Yakın bir gelecekte aslında böyle bir Avrupa gücünün de olmayacağı, AB içindeki ayrışmalarla kendini gösterecektir. İşte o zaman Rumların İsrail’in rehinesi olduğu şoku dehşet verici bir hal alacaktır.
ADALAR DENİZİ’NDE BİR SAVAŞ YUNANİSTAN’IN ÇÖKÜŞÜ OLUR. İSRAİL ONLAR İÇİN RİSK ALMAZ.
İsrail tarafından en çok zehirlenen ülke Yunanistan’dır. Topraklarını, denizini, adalarını İsrail askerine açan, bunun Türkiye’ye karşı olduğunu açık açık gösteren, adalara İsrail silahları, füzeleri yığan Atina yönetimi, muhtemel bir çatışma halinde en büyük kaybı yaşayacak ülkedir.
İsrail, Yunanistan’ın hesaplanabilir kayıpları üzerinden bir oyun kurmuştur ve bu oyunda Yunanistan “kurban”dır. Adalar’ın bir hafta içinde el değiştirmesinin İsrail’e maliyeti olmayacaktır ama Yunanistan’ı çöküşün eşiğine getirecektir.
Adalar Denizi’ndeki bu çatışma,........
