menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bütün Batı’nın İsrailleştiğini göreceksiniz. Büyük savaşlar çıkaracaklar: Ukrayna-Rusya gibi, Yunanistan-Türkiye, Japonya-Çin savaşı gibi. Türkiye’nin akıllı insanları biraz daha öne çıkmalı. Büyük sözlerle, büyük iddialarla konuşmalı

479 0
21.05.2026

Avrupa ve ABD’nin küresel iktidar alanındaki tekeli sonsuza dek kırıldı

. Artık dünyayı onlar yönetmiyor, onların dışında bir dünya hızla yükseliyor.

Sömürgeciliğin

başlangıcından bu yana, yüzyıllar sonra,

insan tarihinde en olağanüstü bir değişim

geliyor.

Birinci Dünya Savaşı’nı, İkinci Dünya Savaşı’nı kazanan, en son Soğuk Savaş’ı kazanan Batı

’nın yeni bir dünya inşa etmeye dönük planları

paramparça

oldu. Oysa iki dünya savaşında sonra kurdukları gibi, yeni düzeni de kendilerinin kuracağından çok eminlerdi.


BÜYÜK MEYDAN OKUMALAR ÇAĞI.

Bu kibirle, insanlık ailesini küçümseyerek, yeryüzünün kaynaklarına tek yanlı hakimiyet üzerinden bir kurgu yaptılar.

Milletleri, devletleri, kültürleri yok saydılar. Tarihi yok saydılar. Güçlerinden o kadar emindiler ki, tarihin sonuna kadar bunun böyle devam edeceğini düşündüler.

Ama imparatorluk coğrafyası, büyük güçler coğrafyası, şaşırtıcı bir hızla öne çıktı. Avrupa ve ABD’nin hesabını yapamadığı bir olağanüstülük yaşandı.

Askeri teknolojide, insan kaynağında, sermayede, dijital teknolojide, kaynakların yönetiminde Batı dışı dünyadan büyük meydan okumalar başladı.


AVRUPA KENDİ KITASINA HAPSOLDU.

Bu yükseliş önce Avrupa’yı kendi kıtasına hapsetti. Avrupa Birliği projesi küreselleşemedi. Şimdilik bir Avrupa dayanışması olarak devam ediyor ama bunun ömrü uzun olmayacak.

Birçok Birlik ülkesi, kendi ulusal çıkarlarına yönelecek, kendi küresel ilişkiler ağını kuracak, milli reflekslerine dönecek.

İngiltere’nin AB’den ayrılması, İspanya ve İtalya’nın kendi arayışlarına yönelmesi, eski sömürgeci Fransa’nın Afrika’dan kovulduktan sonra sendeleyip yeni yönler aramaya girişmesi bunun ilk güçlü işaretleridir.


KAYNAKLARIN AVRUPAYA AKIŞI DURDU.

Avrupa’yı çörekten Rusya’nın Doğu sınırlarını tehdit etmesi değil, kaynakların Avrupa’ya akışının durmasıdır.

Afrika’dan, Rusya’dan, Asya’dan, Latin Amerika’dan kaynak akışının kesilmesi, Avrupa’nın siyasi geleceği kadar ekonomisini de yıkıma uğratacaktır. Çünkü Avrupa kıtası kaynak yoksunu bölgedir. Bugüne kadarki zenginlikleri tamamen kıta dışından akan kaynaklarla mümkün olabilmiştir.

Kaynakları kesilen Avrupa, ABD ile arasında mesafe oluşması, Rusya’nın Doğu sınırlarını tehdit etmesiyle belki de tarihin en büyük sarsıntılarından birini yaşayacaktır.

Tam bu dönemde İspanya ve İtalya’nın savunma ve bölgesel ilişkiler alanında Türkiye ile yakınlaşması, daha önce ambargo uygulayan Almanya’nın Türkiye ile ortak savunma girişimlerine yönelmesi, AB ülkelerinin tek tek Çin’in kapısını çalması işte bu kötü senaryonun farkında olmalarından kaynaklanıyor.


ABD’YE BU GÜÇ BİR DAHA VERİLMEYECEK!

Önce Avrupa’ya kaynak akışı kesildi. ABD’ye de kaynak akışı kesilecek. ABD siyasi aklı bunun farkında olduğu için, şimdiden kaynak bölgelerine yöneliyor, işgaller ve savaşlar çıkartarak bu bölgeleri kendine mahkum ettiriyor.

Küresel iktidar gücünü Batı adına kullanan tek güç kaldı o da ABD. Ama bu daha ne kadar sürebilecek? Bugünkü en büyük soru bu:

Dünya, insanlık ailesi; Avrupa ile birlikte, İngiltere ve İsrail’le birlikte ya da tek başına ABD’ye hiçbir şekilde küresel iktidar patronluğunu bir daha vermeyecek.

İsrailleşen, askeri seçeneklerle yağma ve talanı öncelik sırasına koyan, başka ülkelere ve milletlere yaşam hakkı tanımayan, küresel iktidar alanını paylaşmayan, yeryüzünü kendi tarlası sanan ABD’ye bu........

© Yeni Şafak