O derin sızı
İnsanlar hakkında bizi şaşırtan şeylerin azalması, bir başka deyişle herkesin kolayca tahmin edilebilir kişiliklere dönüşmesi her geçen gün kendimiz gibi olma cesaretini yitiriyor olmamızdan. Herkes gibi olmanın kutsandığı, olmayanların bir çeşit maluliyet içinde olduğu bir zamanda yaşıyoruz. Görünüşümüzden davranışlarımıza, beğendiklerimizden nefret ettiklerimize, beklentilerimizden hayallerimize kadar hemen her halimizde günün geçerli belletilen standartlarına uymak zorunda bırakılıyoruz adeta. Trendler sadece zevklerin ve renklerin değil, hayatın da yerini alıyor hızla. Çünkü ezberleri ifa etmeye yaşamak denemez, hayatın otomasyonu bu artık!
“İnsanların neler yapabileceği önceden asla bilinmez, beklemek, zamana zaman tanımak gerekir, hükmeden zamandır, zaman kumar masasının diğer tarafındaki oyuncudur ve iskambil kâğıtlarının tümü onun elindedir, bize düşense hayat -kendi hayatımız- karşılığında kartları tahmin etmektir” diye yazmış Jose Saramago, meşhur eseri ‘Körlük’te.
İçinden geleni yapmak! İnce düşünülürse insanı fıtrî güzergâhına oturtacak zenginlikte bir muhtevaya sahip olduğu görülebilir bu deyimin. Ama bugünün insanı için işler bu kadar kolay değil ne yazık ki! Her şeyin dışından........
