menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hakikatin bedeli

207 0
18.05.2026

Sürekli bir hareketin içinde olmazsak sıkılıyoruz. Hayatımızda yer açtığımız her şeyin bizi eğlendirmesi, hayat ve insan hakkında düşünmekten alıkoyması gerekiyor. Kendimizden de insan olmaktan da insanı düşünmekten de kaçmaya çalışıyoruz. Böyle bir hayata kodlandık. Hiçbir şey canımızı acıtmasın istiyoruz, içimize dokunmasın, özümüzü bize hatırlatmasın.

Yaşadığımızı nasıl hissedeceğiz peki?

Bir şeyler içimize dokunmalı, insan doğrudan insan olmakla ilgili o sancıları çekmeli. Ancak böyle olursa bir kalp sahibi olunur. Ancak böyle olursa bir insaf, bir izan, bir idrak oluşur insanda. Etrafa bakıp “Dünya ne hale geldi” diye söyleniyoruz. Kim emek veriyor ki hayatına! Kim taşımayı göze alabiliyor ki insan olmanın yükünü omuzlarında!

Rahmetli Ayşe Hanım, Ayşe Şasa, mekânı cennet olsun, ne güzel parmak basmış meselenin bam teline: “Yüce, aşkın değerlerin varlığına, hakikate sırt çevirmiş hümanist kültür, modern insanın kulağına, kendisinin âlemin........

© Yeni Şafak