Büyük fotoğrafa ve küçük ayrıntılara dair
Büyük fotoğrafın cezbedici hareketi, evimizin karşısındaki badem ağaçlarının bahar neşesini paylaşmaktan mahrum kılıyor bizi.
Stratejilerin, vizyonların ve küresel hesapların gürültülü dünyası, küskün bir çocuğun bir köşede sessizce iç çekişini duyulmaz hale getiriyor.
Büyük fotoğrafı görme merakı ve hırsıyla o kadar meşgulüz ki; o büyük fotoğrafı oluşturan küçük nadide parçaların hayatın hikayesine kattığı unutulmaz ayrıntıları göremiyoruz.
Bir nehrin akışını sadece debi ve havza hesaplarıyla anlamaya çalışanlar için, o nehrin yıllar yılı hemen kıyısındaki yorgun bir söğüt ağacıyla neler konuştuğunu merak etmezler.
Her şeyi egemen sistemin bir dişlisi olarak gören yeni dünya düzeni, o sisteme dahil edemediği bir gülücüğü, bir feryadı, bir damla gözyaşını, bir hayal kırıklığını, akıl ermez bir sevdayı, defalarca düştüğü yerden kalkabilen bir umudu içine alamaz, kendine katamaz.
“Göz, sadece bütünü gördüğünde kördür; ancak parçayı........
