menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Baltalar elimizde, uzun ip belimizde!

53 0
02.02.2026

Huzursuz insanlar huzursuzluklarını mümkünse herkese yaymak isterler, çünkü içine düştükleri bu bocalama halinin sebebi olarak kendilerini görmek istemezler. Herkesin huzursuz olduğu bir yerde huzursuzluk zamanın normali haline gelmiştir; bu durumda her huzursuz da bu şartlarda yaşayabileceği en muhtemel şeyi yaşadığına kendini inandırabilir. Günümüzde olan budur; huzursuzluğun zamanın normali olduğuna herkes inanmış ve bu hal hem toplumsal hem bireysel hayatımızda yerleşik hale gelmiş, tartışmadan, sorgulamadan, itirazdan adeta vareste kılınmıştır. Huzursuzluğun bir insanlık hali olarak bu kadar sorgusuz sualsiz kabullenildiği bir yerde elbet huzuru arayana, huzura götürecek adresi sorana da pek rastlanmaz.

İnsanoğlu uzun yıllardır yeryüzünün bakir köşelerini ‘insan ayağının basmadığı’, ‘medeniyetin erişmediği’ bölgeler olarak tarif ediyor. Ediyor ama kaldı mı hâlâ böyle ayak basılmamış yerler? Çok azaldı ama var. Amazon ormanlarında zaman zaman o ‘medeniyet’le hiç tanışmamış kabilelerle karşılaşılıyor mesela. Amazon ormanlarının balta girmemiş derinliklerinde... Balta girmemiş, evet! Demek medeniyet oraya erişmiş olsa onu götürenler yolu baltalarıyla açacaktı. Önüne ne gelirse artık, ağaçlar, bitkiler, hayvanlar, insanlar! Batıdan alıp ders kitaplarına koydukları, ‘medeniyet budur’ diyerek hepimize bir güzel........

© Yeni Şafak