Botokslu Cenaze Kime Ait? (20) “Tam da yeni yeni karımı sessize almayı öğreniyordum...”
Botokslu Cenaze Kime Ait? (20) “Tam da yeni yeni karımı sessize almayı öğreniyordum...”
Sabah olmuş. Her tarafım tutulmuş. Oturduğum yerde külçe gibi yığılıp kalmışım. Vera yok. Belki gelir diye ümit etmiştim. Yaşlandıkça insanların huyu suyu değişiyor diyorlar. Bir arkadaşına gitti, sonra gelir diye düşündüm. “Evim evim güzel evim” diye döner ümidi ile uyumuşum. Her seyahat dönüşü anahtarı çevirirken daha kapı açılmadan “Evim evim güzel evim” derdi Vera.
Öyle derdi. DERDİ demeyeyim. Sanki bir daha asla öyle demeyecekmiş gibi. Evine âşık kadınlardandı Vera. DI nereden çıktı. İnsan önce dilinde öldürüyor. Öldürüyor da nereden çıktı. Dilinde eskitiyor.
Karakola gitsem “Niye sabahı bekledin? Ne meraksız adamsın” diye başlar, bir güzel sorguya çekip nezarete bile atarlar. Rahmetli Bekir’i karısı bir telefon ile 48 saat nezarethanede tutturmuştu. Tutturmuştu ne ya. Mandalla tutturur gibi. Sonra Bekir kanser oldu. Cenazesinde karısına baktım, ağlıyor. Niye ağlıyorsun KADIN, bir hışım adamı karakola şikâyet edip... Bekir ki devasa cüssesinin altında serçe kalbi taşıyan adamdı.
Avukatını arasam Vera’nın. Ne diyeceğim? Bildiği bir şey olmasa bile müvekkilimin kişilik hakları mahremiyet ilkelerinin korunması filan diye bir şeyler söyler, durduk yere adam bir şeyler biliyor da söylemiyor evhamına kapılırım.
Şimdi olanı biteni gözden geçirelim. Başlangıçta, çekimlere gitmeden önce Vera oldukça mültefit, işlerimi kolaylaştırmak için seferber idi. Sonra ne oldu? Birden “Sen halamı zaten hiç anlamadın” diye başladı ve geçen hafta medyada yer alan iş adamı yıllarca kızını hizmetçi olarak çalıştırmış haberinden kotarılmış bir Meşkure Hala hayat hikayesi çıkardı. E, yani ne yapsaydım? Benim yerimde kim olsa... Yok Meşkure Hala ile çocuk okutmuşlar da falan da filan da. Ne yapayım, hiç de inandırıcı gelmedi anlattıkları.
Bu bizim ilk defa........
