Ekrandan evlada: Nöbeti kim tutacak?
Memlekette ne zaman gençlerin ve çocukların karıştığı ya da hedef olduğu bir şiddet olayı yaşansa, silahların her an patladığı televizyon dizileri tartışılıyor.
Lise yıllarımda başlayan Deli Yürek ve ardından gelen Kurtlar Vadisi,
şiddete ekranlarda devasa bir “alan” açtı
. Öyle ki dizideki karakterler için taziye mesajları verilmesine, hayırlarına helva dağıtılmasına varacak kadar tutkuluyla bağlandı izleyici. Etkileri sadece reytinglere değil, istatistiklere de yansıdı. Doğan çocuklara
Polat, Elif veya Eylül
isimleri konuldu. Bu öncü yapımların açtığı yol zaman içinde ve hızla; mafya hesaplaşmalarından ağalık düzenine, entrikalardan tecavüzle başlayan aşk hikâyelerine kadar her türden şiddetle dolduruldu. İzleyici neyi beğenirse, dozaj “
RTÜK devreye girene kadar
” artırıldı.
Son yıllarda dijital platformların dizi sektörünü domine etmesi ise televizyon kanallarını daha rekabetçi ve reyting kaygılı işlere yöneltti. Öyle ki
TRT
bile kamu yayıncılığı ilkeleriyle çelişerek, öfkenin cinnete dönüştüğü, aşkın şiddetle taştığı yapımlara ekran açtı. Bu arada Netflix ve BluTV gibi dijital platformlar vurdu kırdının yanında küfürü sıradanlaştırmıştı. Aile yapısını sorgulayan ve bireyselliği yücelten anlatılar adeta mantar gibi ekranlarda bitmeye başladı.
Şu günlerde
yeniden “olağan şüpheli”
ilan edilen diziler, Kahramanmaraş’taki okul katliamından sonra yeni bölümlerini yayımlamadılar. Yurdun her sokağına, her........
