FETÖ’den AHBAP’a kelimelerin ve zihinlerin işgali
FETÖ’den AHBAP’a kelimelerin ve zihinlerin işgali
Kelimelerin manası, bir de yükleri vardır.
Bazen bir tek kelime yüzyılların yükünü, bilgeliğini taşır yüreğimize, zihnimize…
Mesela; “ulus’’ ile “millet’’ kelimeleri aynı anlam için kullanılır ama “millet’’ kelimesinin zihnimizde çağrıştırdığı yükü, “ulus’’ kelimesi henüz tam olarak karşılayamaz.
Buradan eski dil, yeni dil tartışması açmayacağım. Çünkü dil biriciktir. Ama yakın tarihe tanıklığımızda, kelimelerin yüklerinin bile isteye katledildiğini söylesek abartmış olmayız.
Şeyh Şaban-ı Veli (Kastamonuluların ifadesiyle Hz. Pir) Kastamonu Taşköprülüdür. Yazar Rıfat Ilgaz da Kastamonu Cide doğumludur. Ama ne yazık ki Rıfat Ilgaz’ın Hababam Sınıfı romanından uyarlanan sinema filminin baş karakterlerinden birinin adı “İnek Şaban’’dır. Filmi izleyenler bilir. Bu karakterden sonra kim çocuğuna Şaban ismini koymak ister?
Bir insan kendi şehrinin manevi mimarlarından birinin adının küçümseyici, alay unsuru çağrışımlar üreten bir tiplemeyle anılmasına neden müsaade eder? Bunu sadece mizah olarak görebilir miyiz?
Keza Recep İvedik tiplemesi… Ya da anlamı “şükreden’’ olan Şakir isminin toplumdaki yeni algısı, yükü…
FETÖ, KELİMELERİMİZİ DE İŞGAL ETTİ
Türkiye’de bunun örneklerini, farklı dönemlerde yaşadık.
Ergenekon davaları sürecinde ilkokul........
