Kelle almak
Masallarda padişahların sınırsız yetkiye sahip oldukları, istediklerini sokaktan alıp vezir yaptıkları, istediklerini de rezil yaptıkları, daha da ötesine geçerek hata yapanı bir emirle cellatlara teslim edip kellesini aldırdıkları anlatılır.
İdareci, hata yapan bir personeli usulüne uygun şekilde görevden aldığında, görevden uzaklaştırdığında, görevden el çektirdiğinde, kızağa ya da açığa aldığında, yer değiştirdiğinde, merkeze çektiğinde, tayinini çıkardığında, azlettiğinde, moda tabirle affını kabul ettiğinde halkımız masallardan ilhamla kısaca “kelle aldı” deyip geçer.
Gerek masallardaki doğrudan anlamıyla gerekse bugün olduğu gibi hukuki yollarla “kelle almak”, padişahın, sultanın, kralın, cumhurbaşkanının, başbakanın, bakanın, genel başkanın yani tüm idarecilerin acımasız, merhametsiz, vicdansız, haksız, vefasız olduklarına değil, tam tersine kudretli olduklarına işaret ediyor.
İyi yönetici liyakatli kişilere görev verir; daha iyi yönetici ise, gerektiğinde, eşi, dostu, akrabası bile olsa, hata yapanın kellesini alır. “Acırsan acınacak hale düşersin” sözü tam da idareci için geçerlidir. İdarecinin, kişisel ilişkilerini vazifenin önüne geçirmesi, duygusallığı realitenin üstünde tutması, çürümenin, çözülmenin, kokuşmanın yolunu açar ve çöküşü beraberinde getirir.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan’ı hem küresel hem de Türkiye ölçeğinde büyük, sevilen ve seçilen lider yapan vasıflarından biri de sahip olduğu kudreti........
