menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Araplaşmak” ya da zırvanın tevili

281 0
24.04.2026

İsminin önünde “prof.” ünvanı da olan şahsın bir yıl önceki mülakatında sarf ettiği sözler geçtiğimiz günlerde yeniden gündeme geldi. Şahıs, özbeöz Çorumlu olan Şeyhülislam Ebüssuûd Efendi’nin Mısır’dan getirildiğini, onun eliyle Osmanlı’nın Türkleri Araplaştırdığını iddia ediyordu.

Zırva tevil götürmez. Nitekim sözleri tekrar gündeme gelip de alay konusu olunca şahıs bilmediği bir dönem hakkında konuşup hata yaptığını itiraf etmek zorunda kaldı. Ancak şahsın sözlerini zırva yapan bilgi hataları değil, “Araplaşmak” kavramı.

Türkiye’de Siyonizm’in doğrudan hizmetindeki “Türk ırkçılığı” bu “Araplaşmak” kavramını son zamanlarda sıkça kullanır oldu. Esasen “Araplaşmak” kavramı yeni değil; Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren “Araplaşmak”, “Müslümanlık” kavramı yerine kullanıldı. Türklerin Müslüman olmasını içine sindiremeyenler ya da Türkleri Müslümanlıktan uzaklaştırmak isteyenler, “Müslüman” kavramını kullanmaya cesaret edemedikleri için korkakça “Araplaşmak” kavramına sarılıyorlar. CHP’de üç dönem milletvekilliği de yapmış Kemalettin Kamu’nun şu zırvaları o zihniyetin ibretlik vesikasıdır: “Ne mucize ne efsun / Ne örümcek ne yosun / Ka’be Arap’ın olsun / Çankaya bize yeter”. Şimdilerde ise “Araplaşmak”, Türklük ile Müslümanlığı birbirinden ayırmak suretiyle Türklüğü yok etmek maksadıyla cahil ve de ahmak........

© Yeni Şafak