Hani her şey güzel olacaktı!
Hani her şey güzel olacaktı!
Temmuz 2024’te Donald Trump Pensilvanya’da bir seçim mitinginde suikast girişimine maruz kalmıştı. Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas saldırıdan hafif yara alarak kurtulan Trump’a bir mektup göndererek geçmiş olsun dileklerini iletmişti. Trump sosyal medya hesabından paylaştığı mektubun altına el yazısıyla “Mahmut, çok hoş. Teşekkür ederim. Her şey güzel olacak. En iyi dileklerimle” demişti. Mahmut Abbas bu cevaptan pek umutlu görünüyordu.
Trump Ocak 2025’te Başkanlık koltuğuna oturdu. Trump, İran’a savaş açmak dahil yine Netanyahu’ya her istediğini vermeye devam etti. Abbas’ın payına ise her yıl Eylül ayında New York’ta düzenlenen BM Genel Kurulu’na katılmaktan men edilmek düştü. Trump Yönetimi Abbas ve Filistin heyetine vize vermedi. Abbas video aracılığıyla Genel Kurul’a hitap edebildi.
Trump Yönetimi Abbas ve heyetine bu yıl da vize vermedi. Abbas önceden kaydedilmiş bir video görüntüsüyle Genel Kurula hitap edebilecek. 193 BM üyesinden 157’si Filistin Devleti’ni resmen tanıyor. BM Genel Kurulu 152’ye karşı 3 oyla Filistin heyetinin şahsen katılımını reddetme kararını geri alması için ABD’ye çağrıda bulunmasına rağmen durum değişmedi.
21 binden fazlası çocuk olan 73 bin Filistinlinin katili Netanyahu Genel Kurula katılabilirken Abbas’ın engellenmesi bir kez daha insanlık vicdanını kanattı. Geçen yıl da yaşanan bu olayın tekrarlanması aslında ABD’nin Genel Kurul’un iradesine bir meydan okumasıydı. Oysa Genel Kurul bir başka ülkede toplanabilirdi. Geçmişte böyle bir uygulamanın emsali de........
