menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Geçmişte bir bayram günü…

36 0
23.03.2026

Çalar saatin sesi ile uyandım…

Bugün Bayram. Yalnız başıma karşıladığım bayramlardan ilki… Dün bir türlü gidemediğim ziyaretleri yapacağım. Nasıl olsa bugün bana kimse gelmez. Gelseler de öğleni bulur. Dün itina ile ütülediğim temiz son gömleğimi ve karımın çok sevdiği mavi takımı giydim… Kol ağızları biraz yıpranmış olsa da, pardösümün içinde görünmeyeceğini bildiğim için rahatım. Zaten onun gittiği yerden beni görüp göremeyeceğini de pek bilmiyorum. Ayakkabılarım da oldukça eskimiş… Yenisi çok para.  Biraz boya ve cila ile ilk günkü gibi olacağını umuyorum. Gurur yaptığım için kimseden yardım istemiyorum. 

Sabah kahvaltısı için hazırladığım sandviçi yerken telefonum çaldı. Arayan, köşedeki evde oturan Nadire teyzeydi. Dünkü teklifimin geçerli olup olmadığını soruyordu. Onu yarım saate kadar alıp mezarlığa gideceğimizi söyledim. Bana benzin parasına ortak olmak istediğini belirtti. Böyle bir şey istemediğimi anlatmaya çalıştım. 

O bir şehit annesi idi ve bildim bileli bayramın ilk sabahı oğlu ile sohbet etmek üzere mezarlığa giderdi. Onun acısı benimkinden büyüktü. O teröristler ile girdiği çatışmada, birliğinin başında şehit düşmüştü. Bizimkisi hastanede… Markette komşusu ile sohbet ederken kulak misafiri olmuş, benim gideceğim mezarlığa yakın olduğu için onu da götürmeyi teklif etmiştim. Çok sevinmişti. Alış verişte her şeyin fiyatlarına bakması, alış verişini yaparken temkinli davranması içimi acıtmıştı. 

Metanetli bir kadındı. Oğlunu kaybetmiş olmasına rağmen taziye çadırında dimdik durmayı başarmış, kızarmış gözlerini kalın çerçeveli gözlükler ile saklamak yerine bazı insanların yüzüne mağrur bir ifade ile bakarak söylediği sözler ile karşısındaki görevlilere soğuk terler........

© Yeni Mesaj