Kaynak savaşlarını bitiren fikir
Haydar Baş hocamızın Hakk'a yürüyüşünün 6. seneyi devriyesi… Aradan geçen yıllar bize şunu gösterdi: Büyük insanlar, yaşadıkları dönemde değil, yokluklarında daha iyi anlaşılır. Tıpkı heybetli bir dağ gibi… Eteğinde dururken büyüklüğünü fark edemezsiniz. Uzaklaştıkça, o azametin farkına varırsınız. Bugün yaşanan gelişmeler, hocamızın ortaya koyduğu fikirlerin ne kadar isabetli olduğunu her geçen gün daha net biçimde ortaya koyuyor. Bu nedenle bu hafta, sadece bir anma değil; aynı zamanda bir idrak haftasıdır.
Bugün dünya, büyük bir kırılmanın içinden geçiyor. Savaşlar, krizler ve küresel gerilimler artarak devam ediyor. Ancak meseleye yüzeyden bakıldığında görülen ile gerçekte olan aynı değildir. Batı'nın yıllardır dayattığı "kaynaklar sınırlı, ihtiyaçlar sınırsızdır" anlayışı, aslında bütün bu çatışmaların teorik zeminini oluşturur. Çünkü bu anlayış, sınırlı kabul edilen kaynakların paylaşılması yerine ele geçirilmesini meşrulaştırır. Oysa Haydar Baş hocamız bu paradigmayı kökten reddetmiştir. Ona göre sorun kaynak değil, ihtirastır. İhtiyaç sınırlıdır; insanın yiyebileceği, giyebileceği, tüketebileceği bellidir. Ama ihtiras sınırsızdır. İşte savaşları doğuran da bu sınırsız ihtirastır.
Bugün gelinen noktada bu tespitin ne kadar doğru olduğu açıkça görülmektedir. Amerika'nın son açıklamalarına bakıldığında, savaşın ideolojik ya da insani gerekçelerle değil, doğrudan kaynaklara hâkim olma........
