menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gerçek enflasyonun altında ezilen emekli ve işçi

14 0
yesterday

Türkiye'de milyonlarca çalışan ve emekli için yılın ikinci yarısı, geçim mücadelesinin yeniden şekillendiği kritik bir döneme işaret ediyor. 

Merkez Bankası Piyasa Katılımcıları Anketi'ne göre Haziran ayı enflasyonunun yüzde 1,36 olarak gerçekleşmesi bekleniyor. Bu tahminin hayat bulması durumunda, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre şekillenecek 6 aylık toplam enflasyon oranı yaklaşık yüzde 18,20 seviyesine ulaşacak. 

Ancak sokaktaki vatandaşın hissettiği ekonomik gerçeklik ile resmi kurumların "sepetleri" arasındaki makas, her geçen gün daha da derinleşiyor. 

Kağıt üzerinde yapılan hesaplamalar, mutfaktaki yangını söndürmek bir yana, çalışanları ve emeklileri açlık sınırının altındaki bir yaşam standardına mahkûm etmeye devam ediyor.

Endekslerin savaşı ve maaşların gerçek değeri

Mevcut durumda 20 bin TL maaş alan emeklinin geliri, hangi kurumun verisi baz alınırsa alınsın emeklinin derdine çare olmuyor. 

Ekonomi yönetiminin yasal olarak kabul ettiği TÜİK verileri esas alındığında, yüzde 18,20'lik tahmini artışla bu maaşın temmuz ayında 23 bin 640 TL'ye çıkması öngörülüyor. Öte yandan, İstanbul Ticaret Odası (İTO) verileri masaya konulsaydı aynı maaş 23 bin 872 TL, bağımsız iktisatçıların oluşturduğu Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) verileri dikkate alınsaydı ise 25 bin 048 TL olacaktı.

Bu üç farklı senaryonun bize gösterdiği en çıplak gerçek şudur: En düşük ile en yüksek senaryo arasında bir gıda kolisi fiyatı kadar fark vardır. 

Ne var ki, en yüksek alternatif olan ENAG verileriyle yapılacak bir artış bile, Türk-İş tarafından açıklanan ve 35.000 TL sınırını aşan açlık sınırının çok gerisinde kalmaktadır. 

Maaşlar hanesine eklenen birkaç bin liralık artışlar, çarşı pazardaki fiyat etiketlerinin hızına yetişemediği için cüzdanlardaki erimenin önüne geçememektedir.

........

© Yeni Mesaj