Doların kağıttan imparatorluğu çökerken
1944 yılında Bretton Woods konferansıyla temelleri atılan küresel finansal mimari, yarım asrı aşkın süredir Amerikan dolarının hegemonyası altında varlığını sürdürdü.
İkinci Dünya Savaşı'nın hemen ardından askeri ve jeopolitik baskılarla dünya ekonomisinin ortak paydası haline getirilen dolar, Washington yönetimine karşılıksız bir zenginlik ve küresel bir denetim mekanizması sağladı.
Ancak günümüzde Milli Paralarla Ticaret ekseninde güçlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ve BRICS gibi küresel aktörlerin öncülüğünde atılan adımlar, "tek kutuplu dünya" düzeninin ve karşılıksız basılan kağıt paraların egemenliğinin sonuna gelindiğini açıkça gösteriyor.
Dolar hegemonyasının kanlı tarihi
1944'te Bretton Woods Anlaşması ilk gündeme geldiğinde, uluslararası ticaretin takas usulü veya altın bazlı karmaşık süreçlerden kurtarılması ve ABD dolarının "altına endeksli" küresel rezerv para birimi olması teklif edildi.
Başlangıçta birçok ülke, Washington'ın bu sistemdeki niyetine şüpheyle yaklaşarak anlaşmaya mesafeli durdu.
Ancak 1945 yılında Hiroşima ve Nagasaki'ye atılan atom bombaları, küresel finans sisteminin de kaderini çizdi.
ABD, askeri gücünün ve gözdağının gölgesinde dolar merkezli finansal düzeni tüm dünyaya kabul ettirdi.
Sistemin ilk ciddi kırılması 1965 yılından sonra yaşandı.
Dönemin Fransa Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle, ellerindeki dolarları ABD'ye iade ederek karşılığındaki altınları talep eden ilk lider oldu.
ABD'nin elindeki altın rezervlerinin basılan........
