menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türk ordusu, dünyanın en şerefli ordusudur

18 0
latest

Avrupa Parlamentosu, şanına yakışır alçak bir karara imza atmış.


Şaşırdık mı? HAYIR!


Sevgili okurlarım ben bu açıklamaları dolayısıyla AP'ye değil, bizde ki AB yalaka ve yardakçılarına yönelik öfke katsayım artıyor.


Bu kadar AB seviciliği için, bu ne arsızlık ve görgüsüzlüktür arkadaş demek geliyor içimden.


Adamlar yüzünüze tükürüyor, siz halen daha yarabbi şükür diyorsunuz.


Sadece AB veya AP'nin değil, Batı'nın Türk'e karşı bakış açısı binlerce yıl hiç değişmemiştir.


Ne mi demek istiyorum!


İyi okuyun ne demek istediğimi çok daha iyi anlarsınız.


Voltaire, Rus 2. Katerina'ya yazdığı mektupta, "En azından sizin için bir kaç Türk öldürmeyi çok isterdim" diyor.


Protestanlığın kurucusu Martin Luther, "Türk, tanrının gazabının sopası, şeytanın ordusudur" 


William Shakespeare, "Türk, kafirleşmenin, sapmanın, kanlı iktidarların simgesiydi" 


Montesquieu, "Türk, despotizmin örneğidir" 


Hegel, "Türkün temsil ettiği doğu, tarih dışına itilmiş bir alanın parçasıdır" 


Victor Hugo, "Türk, zulmün ve yıkımın sembolüdür" 


Lord Byron, "Türk, özgürlüğün önündeki zalimdir" 


Immanuel Kant, "Türk, medeniyet piramidinin en alt basamaklarında yaşayan topluluğun adıdır" 


Dostoyevski, "Türk, yok edilmesi gereken, Avrupa'nın ve Hristiyanlığın baş düşmanıdır"


Sanırım ne demek istediğimi daha rahat anlamışsınızdır.


Elbette ki Batı'da namuslu akademisyenler ve yazarlar vardır.


Peki, ne oldu da şimdi AP böyle bir karar alma gereği duydu dersiniz.


Tam da NATO'ya övgülerin dünyanın çevresini birkaç kez döndüğü bu vakitte, sizce ne anlam ifade ediyor bu karar.


Ne denmişti hatırlayalım:


Basından…


Avrupa Parlamentosu, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı sırasında TSK'nın kadınlara yönelik suçlar işlediği iddialarının yer aldığı bir karar kabul etti.


Avrupa Parlamentosu (AP), 8 Temmuz 2026'da Yunan milletvekili Eleonora Meleti'nin raportörlüğündeki "1974 müdahalesinin Kıbrıslı kadınlar ve kız çocukları üzerindeki etkileri" başlıklı kararı 575 kabul, 33 ret ve 43 çekimser oyla kabul etti. 


Kabul edilen son kararda, Türkiye'nin adadaki varlığı ve 1974 yılında gerçekleştirilen Barış Harekatı'na ilişkin skandal ifadeler yer aldı.


Kararda, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı sırasında Türk Silahlı Kuvvetleri'ne yönelik asılsız iddialara yer verildi. 


Türkiye, metin boyunca doğrudan "işgalci" güç olarak tanımlandı. Ayrıca TSK'nın kadınlara yönelik suçlar işlediği iddiaları da kararda yer aldı.


Bu konuda iktidar ve muhalefet cephesinden gelen tepkiler basında yer almıştır.


Ancak bir konu var ki, o da şudur.


........

© Yeni Mesaj