Ruhban okulu açılırsa, Lozan iptal olur!
Türk milleti ve devletinin bekasını çok yakından ilgilendiren Ruhban Okulu konusu, Lozan antlaşması açısından kritik konuma sahiptir.
Başlığa bakıp da, "yok artık" diyenleri duyar gibiyim.
Sarı öküz hikayesini bilirsiniz.
Bundan bir şey olmaz denilerek ilk olarak sarı öküz verilmişti ama sonunda nelerin olduğunu hepiniz çok iyi biliyorsunuz.
İşte bu konu da tam olarak böyledir.
Lozan görüşmelerinde, belki de Türkiye'de yüzde 99'un bilmediği çok kritik görüşmeler cereyan etmişti.
Neydi bu çok önemli görüşmeler derseniz bir iki cümle ile özetleyeyim.
Lozan görüşmelerinde Türk heyetine çok şiddetli bir şekilde dayatılan bir mesele vardı.
Bu konu, gayr-i müslim azınlıklara sağlanacak imtiyazlar konusuydu.
İngiliz ve Fransız delegasyonu dışında halka dağıtılan Lozan kitapçıklarında, 17 oturumdan oluşan 165 sayfalık bölüm buharlaşmıştı.
Bu 17 oturum boyunca Türk heyetine dayatılan ve fakat Atatürk'ün talimatı doğrultusunda büyük bir direnç ortaya konularak, çok büyük bir kazanım elde edilmişti.
Türk heyetine dikte edilen mesele şuydu:
Gayr-i müslim azınlıkların hakları, tıpkı Osmanlı'da olduğu gibi korunacaktı.
Bunun için yeni Türkiye Cumhuriyeti'nden istenen ve beklenen şey, Osmanlı'da uygulanan çok hukuklu sistemin aynısının devam ettirilmesiydi.
İngiliz ve Fransızlar sırf bu meseleden dolayı, 17 oturum boyunca görüşmelere basının alınmamasını istemişlerdi.
Tutanaklar aynen tutulmuş ancak, sonuçta Türk heyetinin talepleri geçerli olmuştu.
Osmanlı'da uygulanan çok hukuklu sistemin yeni kurulacak Türk devletine dayatılması konusu, Atatürk'ün asla kabul edemeyeceği bir işti.
Çünkü Osmanlı'nın çöküşüne yol sistemin bu çok hukuklu sistem olduğunu, en iyi Atatürk biliyordu.
Lozan'da Türk heyeti bu taleplere karşı şiddetle itiraz etmiş ve yeni Cumhuriyetin, İsviçre Medeni Kanunu'nu uygulayacağını söylemişti.
Saltanat kaldırılmış ve laik demokratik bir rejime geçilmişti.
Artık çok hukuklu sisteme son verilmiş ve tek hukuklu sistem dönemine geçilmişti.
Yani herkes yasalar önünde eşit ve aynı haklara sahip olacaktı.
Atatürk, Lozan'da dayatılan çok hukuklu sistemin bir milleti nasıl parçaladığını çok iyi biliyordu.
Şimdi geldiğimiz noktada, tekrar........
