menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

66 ve 42 değişirse, harita değişir

23 0
29.06.2026

Ne günlere kaldık yarabbi!

Kadim Türk devleti ve milleti, tarihinde hiç olmadığı kadar içeriden ve dışarıdan amansız ve acımasızca hırpalanıyor ve de dayak yiyor.

Türkiye Cumhuriyeti devletinin ulus devlet yapısı, küresel planların gerçekleştirilmesi açısından hedef haline getirilmiştir.

100 yıllık bir planın parçası ve devamı olan Türk milletinden intikam alma ve son darbeyi indirme projesi, ne hazindir ki bugün siyaset eliyle yapılmaktadır!

Elbette tek hedef Türkiye değildir, ancak biz kendi ülkemize bakıyoruz.

Küresel ölçekte hedeflenen ve bu amaçla hazırlanan 100 yıllık sinsi projenin adı, 'Tek dünya devleti'dir.

Özellikle bu mevzuya dair ayrıntılı yazılar yazmış ve aziz milletimizi bilgilendirmeye çalışmıştık.

Tek dünya devleti projesi üzerinde titiz çalışmalar yapan küresel tasarımcılar, Çin ve Rusya hariç bütün dünya ülkelerinde iktidar ve muhalefeti dizayn etme konusunda başat rol oynamaktadır.

Türkiye ise 1939'dan bu tarafa, bu projenin gerçekleştirilmesi için küresel tasarımcıların emrine girmiştir.

'Tek dünya devleti'nden kasıt, ABD imparatorluğudur.

Bu hususta ihanet içinde olan bazı Türk aydınlarına, birçok kitaplar yazdırılmıştır.

Ömer Fevzi Mardin ve Ahmet Emin Yalman gibi mesela.

Bu isimlere öyle eserler yazdırmışlar ki, düşmanı mumla aratacak cinsten.

Birisi dünyada tek bir dinin olması için karma bir din uydurma çabası içinde olurken, diğeri ise dünyadaki tüm kaynakların tek bir dünya devletine dönüşecek ABD'ye bırakılması için zemin hazırlamıştır.

Tüm kaynakların tek bir devlet tarafından işletilmesi, tek bir güvenlik gücünün olması, tek bir inanç sisteminin oluşturulması gibi çabalar, Atatürk döneminden bu tarafa aralıksız sürdürülmektedir.

Ancak ne var ki devletimizin kurucusu ulu önder Atatürk, tüm bu emperyal tuzakları anında fark etmiş ve yaşadığı dönemde hepsini akamete uğratmış, eşsiz bir dahi idi.

Ve aynı zamanda Atatürk sadece kendi yaşadığı dönemi için değil, Türk yurdunun kıyamet sabahına kadar emniyette olması için sarsılmaz bir miras bırakmıştır.

Bu miras, Cumhuriyettir, Atatürk ilke ve devrimleridir, akıl ve bilimdir.

Bugün bu ilke ve devrimlerden neredeyse eser kalmamıştır.

Türkiye Cumhuriyeti devleti artık tam bağımsız bir ülke olmaktan çok uzaklaşmıştır.

Milletinden talimat alan değil, küresel odaklardan emir alarak yönetilen bir ülke konumundadır.

Milletimizin ve devletimizin bekası değil, küresel müesses nizamcıların bekası öncelenmiş ve önem kazanmıştır!

Milletimize soruyor ve şikâyet ediyorum:

Bu tercihi yapanların, neden bu yolu izlemek zorunda kaldıklarının çok iyi analiz edilmesi gerekmez mi?

Bu projeyi hayata geçirmek için o kadar karmaşık denklemler devreye konulmaktadır ki, sıradan bir insanın bu oyunu fark etmesi asla mümkün değildir.

Adamlar bu oyunu o kadar kusursuz oynuyor ki, kimse kimseden şüphelenmiyor.

Aslına bakılırsa iktidar da bu oyunun bir parçası muhalefette.

Millet diyerek, memleket diyerek öyle kıvamına uygun ve........

© Yeni Mesaj