menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır

10 0
24.04.2026

Sevgili Peygamberimiz âlemlere Rahmet Hz. Muhammed (s.a.a) bir hadis-i şerifte (s.a.) "Birlikte rahmet, ayrılıkta ise azap vardır." (Münâvî, III, 470) buyurmuş, diğer bir hadislerinde de "Bölücülük yapan, bizden olamaz." ikazında bulunmuşlardır. Birlikten güç, ayrılıktan felaket doğar. Birlik ve beraberlikten murad, gönüllerin birliği, hedeflerin ortak olmasıdır.

"Şeytan, insanın kurdudur. Tıpkı sürüden ayrılan koyunu kapan kurt gibi. Sakın gruplara bölünmeyin. Cemaatten, toplumdan ve mescitlerden ayrılmayın!" buyurmuşlardır. (Ahmed, II, 400; V, 335; Hâkim, I, 73/59)

Birlik ve beraberliğe her zamankinden daha fazla ihtiyacımız olan bu günlerde birleştirici olmak zorundayız. İslam dini bireyselliği, egoistliği reddeder. Aksine birliği beraberliği emreder. Beraberliği bırakıp bireysel hareket edenler, İstemeden de olsa hizipçiliğe, gruplaşmaya ve bölücülüğe, sebep olabilir. Bunun hesabını Allah'a veremezler. İnsanlar günümüzde hiç ölmeyecekmiş gibi hayat yaşar olmuşlar. Hiçbir kutsallığa, mukaddesata saygı hürmet kalmamış. Sorarsanız bu tiplere en iyi dindar ve hak aşığı bunlardır. İbadet yok. Hayâ yok. Edep yok. Mukaddes saydıkları hiçbir şey yok. En mukaddes saydıkları bizzat kendi nefisleri. Kendi maksat ve çıkarları dışında hiçbir mukaddesata saygı göstermezler.

Maalesef dünyadaki Müslümanların ahlakı bu durumdadır. Dünyanın neresine bakarsanız bakın hepsinde durum aynı. Yazık çok yazık. İslam dünyası param parça. Kimisi ABD'nin, kimisi İsrail'in projelerinin altın madalyalı eş başkanı, kimisi İngiltere'nin Müslüman kardeşler teşkilatının evladı olmuş. Bu nasıl Müslümanlıksa kâfirlerle beraber Müslüman kıyımı yapıyorlar. Kimisi de %98'i Müslüman olan ülkede besmele ile onlarca kilise açıyor! Hz. Muhammed (s.a.a) hiç kilise açmış mı? Asla açmamış. İslam ülkesinde rehber olana başkan, Allah'ın haram kıldığı zinayı serbest bırakıyor. Resulullah (s.a.a.) zinayı serbest bırakmış mı? Asla, Allah'ın haram kıldığını serbest bırakmaz. Kimisi Necef'te Papa'yı karşılıyor ve birbiri ile kardeş olduklarını, birbirlerinden parça olduklarını ilan ediyorlar. İslam dünyasının içinde bulunduğu durum bu. Kimisi dinler arası diyalog ile Müslümanları Hıristiyanlaştırıyor.

Türkiye'de dinler bahçesi kurdular. Temsili sırat köprüsü kurdular. Üzerinden papaz, haham ve imam geçti. Müslüman kız ile Hristiyan oğlanı evlendirdiler, canlı yayında nikâhlarını papaz, haham ve imam kıydı. Bütün bunların hepsi şirktir. Bunu bilmeyen din âlimi yoktur. İslam dünyasında bu olanlara sadece Prof. Dr. Haydar Baş hocamız karşı çıkarak bunlara ve arkasındaki güçlere karşı ömrünün sonuna kadar mücadele etti. Neredeydi o cübbeli, sarıklı hocalar ve guruplar, niye sustular? Hatta FETÖ'ye destek verdiler, Haydar hocaya karşı durdular. Böyle hocaların İngiliz'e casusluk yapan hainlerden ne farkı var. Ama ne yazık ki bu millete böyle hocalar lazım. Millete sorarsan Müslüman daha gusüllü, tahareti bilmez. Konuşurken mübarek sanki evliya! Ancak bir şey bilmez. Okumaz, araştırmaz, oradan buradan duydukları ile savunur celladını haberi bile olmadan avam. Böyle bir halka Allah (c.c.) bela vermesinde ne versin. Allah (c.c.) haram diyor.

Gönül verdiği lider, o haramı serbest bırakarak, işlenmesine sebep olarak helal kılmış oluyor, adamlar o yaptıysa Allah için yapmıştır diyerek savunuyor. Adam papazlarla iftar sofrasına oturuyor ve onların yaptığı duaya âmin diyor. İnsanlar hala bunda ne var diyerek savunuyor. Allah (c.c.) Maide Suresi 51. ayet-i kerimesinde "Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar yalnızca birbirlerinin dostlarıdırlar. Ve hanginiz onları dost edinirse, kesinlikle onlardan olur. Allah yaratılış sebebine aykırı davranan toplumlara doğru yolu göstermez" buyuruyor. Gördün mü? Ne varmış onlardan oldun var olan bu avam.

Koskoca dünyada bir tek hakkı savunan, hiç kimsenin kınamasından korkmadan tüm kâfirlere ve onların piyonları olan münafıklara meydan okuyarak birliği, beraberliği tesis etmeye ömrünü adayan Prof. Dr. Haydar Baş hocamızdı.

"Allah yolunda cihad ederler, hiçbir kınayanın kınamasından korkmazlar. Bu Allah'ın bir lütfudur, onu dilediğine verir. Allah lütfunda sınırsız olup, her şeyi bilendir" (Maide 54)

O idi Şii-Sünni çatışması çıkartılmak istendiğinde Ehl-i Beyt sempozyumları yaparak ve Ehl-i Beyt külliyatını yazarak milleti ayıktan. O idi milletimizi ırkçılık yaparak böldürmek isteyenlere karşı Hoş Geldin Atatürk kitabını yazarak ve Atatürk vatandır programları yaparak halkı birleştiren. Başka kimse yoktu, tek o vardı.

Haydar Hoca'yı seven herkes onun maksadının birlik beraberlik olduğunu çok iyi bilir. Birlik ve beraberliğin dışında hareket edenler hüsrana uğrayanlar olarak tarihe geçecektir. Haydar Hoca'nın yolu yolumuz, davası davamızdır. Bugün Hocamızın kurduğu Bağımsız Türkiye Partisi ülkemizin kurtuluş reçetesidir.

Haydar Hoca'nın rihletinden sonra bazı insanlar geçmiş hayatlarına maalesef döndüler, yani özlerine döndüler. Nasılsa Haydar Hoca yok, görmez sandılar. Haydar Hoca'nın Rabbi de mi yok, o görmüyor mu yaptığınız ihanetleri.

Kimi zevk u sefaya dalmış içki âlemlerinde, kimi farklı metotlarla kafayı bulma peşinde, kimileri ne helal ne haram düşünmeden hayatını sürdürmekte. Ahirete iman eden şefaate inanan ve babadan uman hangi yüzle mahşerde kimden nasıl şefaat dilenecek. Yazıklar olsun yüzsüz, sadakatsiz münafıklara.

Emanete bahanelere sarılarak sırt dönüp kaçmak, korkak ve mücadele etmekten, mesuliyet almaktan kaçınan insanların işidir. Sana emaneti kim bıraktı, bu emanet kimin emaneti ve nasıl sırtını dönüp emanete hıyanet ettin? Bunun bahanesi yok. Hangi bahane emanete ihanet etmeyi gerektirir!


© Yeni Mesaj