Telefonlarımız arttı, dostlarımız azaldı
Eskiden bir dostun sesini duymak için ev telefonunu arar, kapısını çalar veya buluşacağımız yeri önceden kararlaştırırdık. Bugün ise dünyanın öbür ucundaki bir insana saniyeler içinde ulaşabiliyoruz.
Telefonlarımız daha akıllı, iletişimimiz daha hızlı, çevrim içi çevremiz daha kalabalık…
Fakat birbirimize gerçekten daha yakın mıyız?
OECD'nin 2025 yılında yayımladığı "OECD Ülkelerinde Sosyal Bağlar ve Yalnızlık" raporu, bu soruya düşündürücü bir cevap veriyor: Uzaktan iletişim artarken yüz yüze görüşmeler azalıyor.
Aynı masadan aynı ekrana
OECD, 21 Avrupa ülkesindeki sosyal ilişkilerin değişimini 2006, 2015 ve 2022 verileri üzerinden inceliyor.
Aynı evde yaşamayan aile üyeleriyle her gün yüz yüze görüşenlerin oranı 2006'da yüzde 17 iken 2022'de yüzde 11'e gerilemiş. Arkadaşlarıyla her gün buluşanların oranı ise yüzde 21'den yüzde 12'ye düşmüş.
Buna karşılık telefon, mesajlaşma ve internet üzerinden kurulan iletişim artmış. Ailesiyle her gün uzaktan iletişim kuranların oranı yüzde 23'ten yüzde 29'a, arkadaşlarıyla iletişim kuranların oranı da yüzde 24'ten yüzde 28'e yükselmiş.
Yani ailemiz ve arkadaşlarımızla daha az buluşuyor; fakat onları daha fazla arıyor ve onlara daha çok mesaj gönderiyoruz.
Bu veriler, "telefonlar arttığı için dostluklar azaldı" demek için tek başına yeterli değildir. Şehirleşme, uzun çalışma saatleri, ulaşım güçlükleri, ailelerin farklı şehirlere dağılması, ekonomik şartlar ve pandemi de yüz yüze görüşmelerin azalmasında rol oynuyor.
Ancak rakamların gösterdiği bir gerçek var: İletişim biçimimiz değişiyor.
Bağlantıdayız ama bağlı mıyız?
Telefon rehberimizde yüzlerce kişi olabilir. Sosyal medya hesaplarımızı binlerce kişi takip edebilir. Gün boyunca onlarca mesaj alabiliriz.
Fakat zor bir günümüzde arayabileceğimiz kaç kişi var?
OECD raporuna göre insanların üçte ikisinden fazlası ailesi veya arkadaşlarıyla her gün........
