Türkiye–Fransa ilişkileri: Sorun ve çıkış yolu
Türkiye ile Fransa arasındaki ilişkiler inişli çıkışlı bir hat üzerinde ilerliyor. Ancak bu tabloyu "zaman zaman yaşanan anlaşmazlıklar" diye basitleştirmek, meselenin özünü kaçırmak olur. Çünkü ortada daha derin bir gerçek var: Aynı ittifak içinde yer alan iki ülkenin, aynı bölgelerde farklı stratejik hedefler gütmesi.
Her iki ülke de NATO üyesi. Yani kağıt üzerinde müttefikler. Fakat sahaya bakıldığında, müttefiklik tanımının otomatik olarak uyum anlamına gelmediği açıkça görülüyor.
Sorunun adı: Rekabet eden iki strateji
Türkiye bugün dış politikasını daha çok:
Saha güvenliği
Hızlı müdahale kapasitesi
Bölgesel etki alanı
Üzerine kuruyor.
Fransa ise kendisini:
Avrupa merkezli güvenlik düzeninin taşıyıcısı
Kurumsal uluslararası sistemin savunucusu
AB içi siyasi yönlendirici
Olarak konumlandırıyor.
Bu iki yaklaşım aynı coğrafyada kesiştiğinde sonuç kaçınılmaz: uyum değil, rekabet.
Kırılma noktaları: Aynı dosyalar, farklı okuma
Doğu Akdeniz:
Türkiye açısından mesele; deniz yetki alanları, egemenlik ve enerji güvenliği meselesi.
Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti üzerinden şekillenen karşı blok ise farklı bir hukuk yorumu ortaya koyuyor.
Fransa'nın bu hatta yakın durması, Ankara açısından "tarafsız arabuluculuk" değil, aktif pozisyon alma........
