menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD: Değişen ortaklar, değişen tutumlar

13 0
22.08.2026

Tom Barrack'ın açıklamasında gözden kaçırılmaması gereken bir cümle var: "Türkiye karşılık vermeye hazırlanabilirdi." ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Barrack, İsrail'in Suriye'deki son saldırısından önce Türkiye'ye bilgi verilmediğini söyledi. Ardından Washington'ın Türkiye, İsrail ve Suriye arasında doğrudan iletişim sağlayacak bir çatışmayı önleme mekanizması üzerinde çalıştığı açıklandı. Asıl dikkat çekici olan da bu. Çünkü konu artık yalnızca İsrail'in Suriye'deki bir saldırısından ibaret değil; Türkiye'nin verebileceği karşılığın da Washington tarafından hesaba katıldığı bir noktaya gelmiş durumda.

 

Bu durum ABD'yi de zor bir yerde bırakıyor. İsrail'in güvenliği Washington için önemli, Türkiye ise NATO üyesi ve Suriye'de askeri varlığı bulunan bir ülke. İki ülkenin aynı bölgede birbirinin hamlelerine karşılık vermesi, ABD'nin uzaktan seyredeceği bir gelişme olmaz. Nitekim uluslararası basında ve uzmanların değerlendirmelerinde son olayın ardından en çok üzerinde durulan konulardan biri de Türkiye ile İsrail arasında Suriye üzerinden doğrudan bir çatışma ihtimali oldu.

 

Saddam neden akla geliyor?

 

Böyle bir tabloya bakınca ABD'nin Ortadoğu'daki geçmişini hatırlamamak zor. Saddam Hüseyin dönemi bunun en bilinen örneklerinden biri. 1980'lerde İran-Irak Savaşı devam ederken Washington, İran'ın güçlenmesini istemiyordu. Irak'la ilişkiler bu ortamda geliştirildi; ekonomik ve istihbari alanlarda destek verildi, çeşitli teknolojilerin Irak'a ulaşmasına izin verildi.........

© Yeni Mesaj