Geleceği baltalamak: Bedava oksijenden milyon dolarlık yıkıma
İnsanoğlunun yeryüzündeki serüveni, hiçbir dönemde bugünkü kadar bencilce ve fütursuzca olmadı. Sloganlarımıza baksanız hepimiz yarını düşünüyoruz; ancak pratiğe döndüğümüzde, adeta "Bizden sonra tufan!" mantığıyla, çocuklarımıza daha yaşanmaz, daha kurak ve nefessiz bir dünya bırakmak için özel bir çaba sarf ediyoruz.
Bugün modern dünya, kaybettiği ekosistemi geri kazanmak için milyarlarca dolarlık yapay zeka projeleri, karbon yakalama teknolojileri geliştiredursun; doğa bize en kusursuz teknolojiyi, ağaçları, tamamen bedava sunuyor.
Gelin, göz ardı ettiğimiz bu "bedava" yaşam kaynağının teknik ve ekonomik boyutuna bir bakalım:
Yetişkin ve sağlıklı bir ağaç, tek başına günde ortalama 1,2 kilogram oksijen üretir. Bu, iki yetişkin insanın günlük oksijen ihtiyacına denktir.
Bir hektar sağlıklı orman, yılda yaklaşık 11 ton karbondioksit yutar ve atmosfere 8 ton oksijen salar.
Bugün endüstriyel ve tıbbi amaçla üretilen oksijenin ton maliyeti ortalama 50 ila 100 dolar arasındadır. Sadece bir şehrin, örneğin 1 milyon nüfuslu bir kentin günlük oksijen ihtiyacını yapay yöntemlerle karşılamaya kalksak, karşımıza her gün milyonlarca dolarlık, yılda ise milyarlarca dolarlık bir fatura çıkar. Doğanın bize sıfır maliyetle sunduğu bu serveti, teknolojiyle taklit etmeye paramız yetmez.
Ancak biz ne yapıyoruz? Bu devasa ekonomik ve hayati serveti, birkaç holdingin ve yabancı yatırımcının geçici kâr........
