menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bileşik enflasyon

13 2
07.01.2026

Türkiye Cumhuriyeti Devletimiz, TÜİK aracılığıyla oluşturduğu ve halkın büyük bir kısmının sepete neden dahil edildiğini tam olarak anlayamadığı ürünler üzerinden enflasyonu ölçüyor.

Bu ölçüm, aylık fiyat artış ve azalışlarını baz alıyor, ortaya çıkan veriler belirli katsayılarla birleştirilerek kamuoyuna sunuluyor. Ardından maaş zamları, sosyal yardımlar ve devlet politikaları bu verilerle şekilleniyor.

Bu sistemde enflasyon, vatandaşın günlük yaşamında doğrudan hissettiği pahalılıktan çok, matematiksel bir hesaplamanın sonucu haline geliyor.

Bu nedenle kurum, halk arasında ironik bir dille "Türk insanını üzmeme kurumu" olarak da anılıyor.

Ancak gelinen noktada bu veriler toplum tarafından giderek daha az ciddiye alınıyor.

Kağıt üzerindeki oranlarla pazarda, markette ve tezgahta karşılaşılan fiyatlar arasındaki fark büyüyor. Açıklanan X'lik enflasyon ile mutfakta hissedilen pahalılık arasındaki uçurum, rakamların inandırıcılığını zayıflatıyor.

Her ay açıklanan oranlar yıl sonunda birikerek o yılın enflasyonu haline geliyor ve maaşlara yapılan zamların temel dayanağı oluyor.

Somut bir örnek üzerinden durumu açıklamak gerekirse, 2024 başında fiyatı 100 TL olan bir ayakkabı, yıl sonunda X'lik enflasyonla 158 TL'ye yükseldi.

2025 yılında ise 4'lük yeni bir artış devreye girdi, 158 TL'nin 4'ü yaklaşık 53 TL ediyor ve ayakkabı 213 TL'ye ulaşıyor.

Fiyatlar her yıl bir önceki yılın zamlı hali üzerinden artarken, gelirler aynı hızda yükselmiyor.

Gelir tarafına bakıldığında tablo daha........

© Yeni Mesaj