Herkese düşen kurban
Emperyalistlerin kılıçları altında, oluk oluk Müslüman kanının aktığı, hakkın, hakikatin görmezden gelindiği, iman kardeşliği yerine menfaat kardeşliğinin aldığı, emanetin zayi edildiği, adaletin yerini baskı ve zulmün aldığı, Peygamber Efendimizin tabiri ile koskoca İslam coğrafyasının, 1 buçuk milyon Müslümanın 'çer-çöp' haline geldiği şu günlerde Kurban Bayramı'nı idrak ediyoruz.
Hazret-i Sevban -radıyallâhu anh- anlatıyor: Resulullah Efendimiz: 'Yabancı kavimlerin, yiyicilerin birbirlerini sofralarına dâvet ettiği gibi, birbirlerini sizin üzerinize çullanmaya çağıracakları zaman yakındır!" buyurmuşlardı.
Orada bulunanlardan biri: 'O gün sayıca azlığımızdan dolayı mı bu durum başımıza gelecek?" diye sordu.
Allah Resulü: 'Hayır, bilâkis o gün siz çok olacaksınız. Lâkin sizler, bir selin getirip yığdığı çer-çöpler gibi hiçbir ağırlığı olmayan kimseler durumunda olacaksınız. Allah, düşmanlarınızın kalbinden size karşı korku duygusunu çıkaracak ve sizin kalplerinize zaafı atacak!" buyurdular.
'Zaaf da nedir, ey Allah'ın Resulü?" denildi.
'Dünya sevgisi ve ölümden hoşlanmama duygusu!" buyurdular. (Ebû Dâvûd, Melâhim, 5/4297; Ahmed, V, 278)
Nefsin kurban edilmesi
İslam dünyasının bu noktaya gelmesinin madde yönünden siyasi, askeri ve ekonomik gibi birçok sebepler var.
Bu sebeplerin ortaya çıkaran ise mana boyutundaki işgaldir, yıkımdır, dünyaya meyletmektir, güç, iktidar olma ihtiraslarıdır, helal ve haram ölçüsünün ortadan kalkmasıdır, Allah'ın 'dost olmayın, benzemeyin' dedikleri ile dostluk ve onlara benzemektir. Kısaca nefse uymaktır, diyebiliriz. (En doğruyu Allah bilir)
Kurbanın anlamı 'Allah'a yaklaşmak'. Bu mealde Allah'a yaklaşmanın ilk adımı nefsimizi, nefislerimizi Allah için kurban etmektir.
Kurban keserken getirilen "Allah-u Ekber" tekbiri, sadece hayvanın boğazlanmasında değil, aynı zamanda nefsin ve nefsi arzuların boğazlanmasında da bir teslimiyetin ifadesidir.
Namazdaki her tekbir de nefsi, hırsı ve kibri kurban ederek ruhu ve bedeni, Allah için adamak anlamına gelir. Gerçek kurbiyete (yakınlığa)........
