Adım adım Kerbela -8-
Kerbela, sadece bir matem değil; hak ile batılın kıyamete kadar sürecek mücadelesinin adıdır. İmam Hüseyin (a.s.), İslam'ın özünü korumak, dedesi Resûlullah'ın emanet ettiği dini yeniden diriltmek ve ümmeti gafletten uyandırmak için canını ortaya koymuştur.
72 sadık yol arkadaşıyla, sayıca kendilerinden kat kat üstün bir orduya karşı gösterdiği direniş; cesaretin, teslimiyetin ve Allah rızası uğruna fedakârlığın en büyük nişanesi olmuştur. Onun mübarek kanı, İslam'ın üzerini örten karanlığı dağıtmış, zalimin maskesini düşürmüş ve hakikatin yeniden görünmesine vesile olmuştur.
Bugün Kerbela hâlâ konuşuluyor, Hüseyin hâlâ gönüllerde yaşıyorsa; bu, onun kıyamının amacına ulaştığının en büyük delilidir. Kerbela bize, şartlar ne kadar ağır olursa olsun haktan ayrılmamayı, yalnız kalsak da doğru bildiğimiz yolda yürümeyi ve Allah'ın rızasını her şeyin üstünde tutmayı öğretmektedir.
Bu sebeple kurtuluşun yolu; Allah'ın tertemiz kıldığı Ehl-i Beyt'i tanımaktan, sevmekten ve onların rehberliğine sarılmaktan geçmektedir. Kerbela'nın çağrısı bugün de aynıdır: Hakkın yanında dur, zulme boyun eğme ve tevhidin merkezinde buluş.
Kerbela'da birçok konuşma yapan İmam Hüseyin aleyhisselam tekrar tekrar seslenir...
"Yezid şarap içen, haksız yere adam öldüren, açık bir şekilde fisk-u fücur ve haram işleyen birisidir. Benim gibi birisi Yezid gibi zalim birisine asla biat etmez..."
Ve sonra şöyle buyurdu:
"Zina zade oğlu zina zade (İbn-i Ziyad), beni iki şey arasında muhayyer kılmıştır. Ya kılıç, ya da zillet! (Ya savaşıp ölmek, ya da biat edip zillete boyun........
