Finansçı: Riskli Bir Şirket Nasıl Lider bir şirket oldu?
Halen Karatay Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Osman Okka’nın roman tarzında yazdığı Finansçı: Riskli Bir Şirket Nasıl Lider Bir Şirket Oldu? (Nobel Yayınları, 1. basım Mayıs 2024, Ankara 408 sayfa) çalışması teorik ve pratik finans konularını ele almaktadır. Kitaba medeniyet tasavvuru, yeni Türk aydınının dünyası tanıtılarak başlanılmıştır. Köyde doğan ve ailesinin ticari faaliyetleri olan İstanbul'da işletme öğrenimi yapan, sonra yurt dışında finans konusunda eğitim alan bir finansçının (romandaki adı Kemal Botsalı) zarar eden bir şirkette yaptığı çalışmalarla şirketi kârlı hale getirmesi işlenmektedir. Romanda iş hayatı ve sosyal hayat kahramanlarına birlikte yer verilmektedir.
Osman Okka Hocamız Mülkiyede iktisat ve maliye bölümünde eğitim aldıktan sonra işletme alanında akademik çalışmalarını sürdürmüş, kamu ve özel sektörde önemli görevlerde yer almıştır. Bu açıdan kitap finansal yönetim disiplinini analiz etmektedir.Medeniyet tasavvurunda Türkiye'nin güçlü bir medeniyet geçmişi olduğu halde milli köklerinden ayrılma ortaya çıkardığı sorunlar Prof. Dr. Sebahattin Zaim ve Türkiye'de iktisat öğreniminde önemli bir yeri olan Alman Yahudi asıllı maliyeci Neumark’ın sözleri yer almıştır. Finansı sağlam olan ekonominin güçlü finansı zayıf olan ekonominin ise fakir bir ekonomi olduğu; finansal kurum olarak bankaların gerekliliği ancak işletmeler nakde kışlıklarında krizlerin baş sorumlusu olarak ortaya çıktığı vurgulanmaktadır.
Finansçı romanının hedef kitlesi işletme ve iktisat öğrencileri olduğu için başarı 100 ise onun yarısını tek bir bilgi yarısının da sosyal iletişim sağladığı öğrencilere nasihat olarak verilir. Öğrencinin geleceğini planlaması, seçtiği okulun kıymetini bilerek kendisini hayata iyi hazırlaması, zorlukları yenerek disiplinli çalışması, taviz vermemesi, derslerin başarı notunun en az yetmiş olması en az bir veya daha fazla yabancı dil öğrenmesi tavsiye edilir.
Her ne kadar roman olsa da kitapta teorik konulara yer verilir, mesela ilk sayfalarda finansal yöneticinin görevleri sayılır. Finansal yönetim ihtiyaç duyulan soruların uygun şartlarda tedarik ve bunların yatırım veya finansman kararlarında etkin yönetilmesi faaliyetlerini kapsar. Bu bakımdan finansal yönetici işletmenin tüm birimleri ile yakından ilgilenir.Yine romanda finans biliminin kurallarına yer verilir. Mesela eğer bir aktif varlığın getirisi onun maliyetinden daha yüksek ise yatırım yapılır ve değer ancak böyle artırılabilir.
Borçlanan ve finansal kaynaklarını etkin kullanamayan mesela kredileri değerlendiremeyen, dövizle alıp Türk lirasıyla satış yapan, döviz yönetimini iyi sağlayamayan faiz kıskacında Türk şirketleri ile Batı şirketlerinin dış piyasalarda yarışmaları Türk ekonomisinde faiz riski rakamlarla anlatılmaktadır.Kitapta örnek bir kişilik anketine yer verilmiş, romanın kahramanı Kemal Botsalı'nın güçlü yönü tespit edilmiştir.Kitapta yerli üretimin gereği de işlenmekte özellikle ithal edilen bazı basit aletlerin ekonomi üzerindeki yükü belirtilmektedir.
Kemal Bey daha önce finans sektöründe birkaç şirkette çalışmış son olarak da davet edildiği şirketi kâra geçirmek üzere eşi Beyzanur ile beraber davet edilmiştir. Yazar bu çerçevede kahramanımızın yetiştiği köy hayatı ve bu hayatın örf ve adetleri ailesinin iktisadi faaliyeti mesela Kemal’in dedesinin köyde dükkan işlettiği, bu çerçevede iktisadi bazı davranışları yer almakta yine Türkiye'nin kırk yıl daha fazla maruz kaldığı ve Amerikan projesi olan PKK belasını 50.000'e yakın şehit 3 trilyon doları aşan sade maliyet ile katlanmasını bu maliyetin adet 100 milyon dolar sermayeli büyük fabrika veya 300.000 adet 10 milyon dolar sermayeli şirket demek olup 15 milyon kişiye istihdam imkanı anlamına gelmektedir.
Romanın kahramanı olan Kemal Botsalı Ticaret Lisesi tahsili yapmıştır, köyünden Konya'ya büyükannesi ile beraber gelmiş, aynı zamanda büyükannesinin mahallede ki sosyal faaliyetleri ve bunun roman kahramanı üzerindeki etkileri de yer yer belirtilmiştir.
Hatta iki farklı ihtiyar tipinin birisi parayı saklayıp hiç harcamayan değeri de hayır kişilerin mahalledeki konumları ve mahallenin sosyal hayatı da değerlendirilmiştir. İstanbul'da bir Yahudinin yanında çalışan ve lise öğrencisi Kemal'in ticari faaliyetlerini destek olan ustasının nasihatleri de yer alır. Gerçekten yöneticilerin ileri yaşlarda kararları üzerinde daha önce yaşadıkları olayların ve sözlerin etkileri vardır.
Romanın kahramanı Kemal'in yurt dışında eğitiminde tanıştığı Beyzanur Hanım'la beraber katıldığı İngiltere'deki cuma hutbesini veren ve namazı kıldıran İngiliz Prof. Jeffry Lang’ın konuşmasına yer verilmiştir. Bu şahsın gerçek şahıs olduğu yaptığımız araştırmalarda anlaşılmaktadır, burada hak kavramı üzerinde durulmuş ve duygusallık kavramının yer verilmemesi işlenmiştir. Yine Müslümanlar için en kötü kombinasyon boş bir ruh ile dolu bir mideni varlığıdır, sözüdür.
Kemal Botsalı’nın zararlarından kurtarmak için geldiği bu şirkette yaptığı analizler finansal yönetimde leasing uygulamaları, işletme yönetimi kapsamında şahıslarla ilişkileri ve belirtilerek okuyucunun ilgisine sunulmuştur.
Burada şirketlerde olduğu gibi günlük hayatta da fertlere tavsiyeler verilmektedir. Kişi harcadığı her kuruşun nasıl kazanıldığını düşünmelidir. Bu Kayserili hesabı olarak da verilmiştir. Böylece kişi az parayla yokluk çekmeden hayatını mutlu şekilde sürdürülebilir.Ekonomide ve şirketlerde israf önlenerek tasarruf sağlanıyor ve her şeyi bereketleniyor. Aslında bu kültürümüzde mevcut olan ve büyüklerimizin uyguladığı bir metod idi. Burada bir söz hatırlatılıyor: Bir kuruşun arkasından gitmeyen bir kuruş sahibi olamaz. Bunun gibi aile ve ülke ekonomisinde israfın nelere mal olduğu bilinmektedir
Borçlu şirketi kurtarmak için görev alan Kemal Botsalı analizine SWOT ile işe başlamıştır. Bu metot tüm kurumlar için de geçerlidir. Şirketin güçlü ve zayıf yönleri ile fırsatlar ve tehditler işletme çalışanlarının dilleriyle ele alınmıştır. Bu kapsamda işletme ve finans konuları teorik yönleriyle pratik konular sayılarla ele alınmıştır.
“Güçlü yönetim, güçlü eylem, güçlü şirket” sözü her zaman geçerlidir. Alman şirketleri olarak model alınmıştır.Bu arada şirkette uyum sağlayamayan bazı çalışanlar işten ayrılmışlardır. Şirketteki hastalıklar insanlardaki hastalıklara benzetilmiştir. Bu durum dedikodu yayıp çalışanlar olarak yer almıştır.
Belirli cesamete erişen şirketlerin halka ve yurtdışına açılımı için danışmanlıktan özellikle uluslararası danışmanlardan faydalanma (burada Yahudilerin etkileri) de bireysel ilişkilerle birlikte ele alınmıştır. Sanayicilerin karşılaştıkları sorunlar bazı somut olaylarla değerlendirilmiştir. Ayrıca şirketlerde kuşak çatışması ve yetki devri olayları sebepleri, faydaları ve çözümleriyle değerlendirilmiştir.
İşletmeler için hizmet için eğitim konuları; üretim maliyetlerinin hesaplanması ekonomik maliyet, maliyet-hacim-kar ilişkileri, verimlilik hesapları, fizibilite etütleri, işletme bütçeleri ve finansal tablolar hakkında bilgiler verilmektedir. Ayrıca teknoloji transfer sözleşmelerine yer verilmektedir.
Pareto prensibinin kuralları hatırlatılmaktadır. Bunlar: şirketin kârının %80’i toplam müşterilerin %80’inden sağlanmalıdır. Şirkette moralsizliğin, motivasyonsuzluğun, dedikodunun %80’i, çalışanların %20’sinden kaynaklanmaktadır. Finans yöneticisinin bankalarla irtibatı ve özgüveni sayesinde şirketini finansal bakımdan sıkıntılardan kurtarması, sonunda kârını artırmasındaki stratejiler roman üslubu ile yazılmıştır.
Bir Cuma namazını Ayasofya-ı Kebir Camii’nde kılan yönetim kurulu, “Ahilik: Dürüstlük ve merhameti Ticarete Hakim Kılmak” konusundaki Cuma hutbesinin de etkisiyle konvansiyonel şirketten İslami usullere göre çalışan bir şirket olma çalışmalarına başlamaktadır. Oysa İslami Finans Avrupa ve Amerikan üniversitelerinde çoktan beri müfredata girmiştir. Mesela kitapta ateist olduğu söylenen Prof. Alvin E. Roth (Yahudi asıllı iktisatçı)nın “İslami finansal sistem etkili, adil bir sistem, sosyalizmden daha adildir” sözüne yer verilmiştir. İslami şirket demek, haram ve helal çizgilerini koruyan şirket demektir. Nümüzdeki şirketlerin çoğu günahkardır, bu durumdan da ortakları sorumludur. Bir konvansiyonel şirketin İslami olması da çok kolaydır ve hukuken mümkündür görüşü yer almaktadır.
Ekonomik sistemler kapitalizm ve sosyalizm ile İslami sistemin özellikleri yer almaktadır. Finans sistemi ekonomik sistemin bir alt koludur. Böylece günümüzdeki şirketlerin İslami finansı uygulama imkanlarının varlığı da gösterilmiş olmaktadır. Kitabın yeni baskısında kaynakların eklenmesi ve tashihin yapılması hatta dizin eklenmesi iyi olur. Finansçı romanı işletme yönetenler, çalışanlar gibi öğrenciler için ders kitabı niteliğindedir. Değerli Osman Okka Hocamıza bu eseri için teşekkür eder, bol okurlu olmasını dileriz.
