Tiyatro ne işe yarar?
Gençlik yıllarımdan beri hayatımı anlamlandıran ve yaşamımın merkezinde yer alan hep tiyatro olmuştur. Sahnede oldum, oynadım, yönettim, perde arkasında emek verdim. Tiyatro üzerine kitaplar yazdım, çeşitli gazetelerde, dergilerde ve radyo, TV programlarında tiyatro üzerine düşüncelerimi paylaştım, tiyatro ile ilgili belgesel filmler yaptım... Ve bürokratik, siyasi her engele, her yasağa, sansüre, ilkelliğe, küçük hesapların bencil buzlu sularında donanlara, sanatta kendini seven narsistlere ve her “olmaz”a karşı, tiyatronun gelişmesi, yaygınlaşması, kurumsallaşması ve toplumun kültürel yaşamında hak ettiği yeri alması için projeler oluşturdum ve bu projelerin gerçekleşmesi için hep mücadele ettim. Yalnız kaldığım da oldu, dostlarım ve sahnedaşlarımla kol kola yürüdüğüm da oldu, ihanete uğradığım da...
Dikenli, tekinsiz, meşakkatli yollardan geçtim, bazan yüzyıllar yaşamış gibi yorgun hissettim kendimi. Ama hep “Umut En Son Ölür” dedim. Kısacası, tiyatronun neredeyse her alanında uğraşmaya, üretmeye ve var olmaya çalıştım. Bütün bunları neden mi yaptım?
Bu sorunun cevabı, “TİYATRO NE İŞE YARAR?” sorusuna verilecek cevaptadır.
O nedenle bu soruyu cevaplamaya çalışayım...
Dünya tiyatrosunun en değerli kadın sanatçılarından biri ve aynı zamanda Bertolt Brecht’in tiyatro ortağı, eşi Helene Weigel şöyle der:
“Bizler tiyatro insanları, kendimize özgü araçlarla dünyamızı yaşanır bir duruma getirmeye çalışıyoruz. Tiyatro yapmamamızın anlamı, yine ve her zamankinden daha çok, insana barış dolu bir BUGÜN ile insanın insan için yardım, dayanışma kaynağı olacağı dostluk dolu bir GELECEK hazırlamaktır.”
Helene Weigel, “Tiyatro Ne İşe Yarar?” sorusunun cevabını, süslü lâflara baş vurmadan, en yalın bir şekilde ortaya koyar. Dünyamızı yaşanır bir duruma getirmek, barış dolu “bugün” ve dostluk dolu aydınlık bir “gelecek” hazırlamak için tiyatronun bir araç olduğunu ve bu amaçla işe yaradığını söyler. İşte birçok tiyatrocunun olduğu gibi benim de tiyatro yapma ve tiyatroyu yaygınlaştırmaya çalışma amacım da budur.
Günümüzde tiyatronun önemi, işlevi, her yüzyıldan daha çoktur. Çünkü neoliberal post-modern zamanlarda her gün biraz daha birbirinden uzaklaşan, yalnız başına kalan insanları beraberce, aynı anda, canlı capcanlı, aynı şeyleri hissetmeye ve düşünmeye yönelten tek araç tiyatrodur. Günlük hayatlarında yarınlara pek güvenle bakmayan, ayaklarının altından zeminin kaydığını hisseden tek başına kalmış insanları, bir çatı altında birleştirip, onlara aynı anda birlikte eğlenmelerini, duygulanmalarını ve düşünmelerini sağlayan bir eylem sanatıdır tiyatro.
Tiyatro, toplumun gerçek sorunlarını sahneye taşıyarak insanların bilinçlenmesini sağlayan, sınıfsal eşitsizlikleri, sömürüyü ve adaletsizlikleri görünür kılan bir değişim ve dönüşüm sanatıdır. Tiyatro, seyirciyi yalnızca duygulandırmaz, aynı zamanda........
