Acaba yine mi Erdoğancı oluyoruz?
Çok değişik bir diplomatik oyun mu var yoksa 2003 – 2004’e geri mi dönüyoruz?
Annan Planı günleri canım!
Nedir bu değişik diplomatik oyun iddiası?
Bir adet komplo teorisi yazalım!Çünkü “tam doğruyu” yazabilmek imkansız!
Şimdi; 2017 Crans Montana tecrübesinden bu yana Türkiye kesinlikle Kıbrıs’ta çok farklı bir “çözüm arzusu”nda olduğunu açıklıyordu!
Bu açıklanan çözüm arzusunun imkansız bir model olduğunu eminim aklı azıcık çalışan herkes bilmekteydi ama bu pozisyon elbette diplomatik bir blöf de içeriyor olabilirdi hatta öyleydi!
Neydi bu pozisyon?Aslında altı hiç doldurulmayan, “iki eşit ve egemen devlete dayalı çözüm” pozisyonuydu!
Haaa ayrılıkçı Türk milliyetçilerini gaza getirmek adına ciddi bir propaganda hamlesi de olan bu pozisyonun aslında hiçbir işe yaramayacağı, yaklaşık 9 yıllık süre içerisinde defalarca dile getirildi…
Ancak Türkiye’de hiçbir yetkili, “Nuh dedi, peygamber demedi” misali, “illa da iki devletli çözüm”de ısrarcı oldu!
Şu anda, ABD – Türkiye ve AB – Türkiye ilişkilerinde, SAFE’ti, NATO’ydu, gazdı, oydu- buydu ilişkileri ve bu ilişkilerde yaşanan ya da yaşanması istenen gelişmeler doğrultusunda, Türkiye’nin, 2003 – 2004’teki pozisyona geri döndüğü veya yeniden o taktiğe geçtiği rahatlıkla söylenebilir!
Haliyle, akla bazı sorular takılıyor…Mesela son dokuz yıllık pozisyondan mutlu olan aşırı Türk milliyetçisi çözüm düşmanları ne yapacak?
Çünkü bu tipler, 2003 – 2004’te örneğin Tayyip Erdoğan’a ana avrat dümdüz giriyordu!
Haaa o zamanlar Tayyip Bey şimdiki diktatöryal güçlerine sahip değildi ki olsaydı, sonradan hepsi Tayyipsever hatta Tayyiptapar olan bu çözüm düşmanı faşist güruhu içeri soktururdu da pek gerek duyulmadı…
Tayyip Bey ve Türkiye, son dokuz yılda, Kıbrıs’ta iki devletli çözüm hayali kuran aşırı milliyetçilerle çok uyumlu günler geçirdi…
Mesela, Kıbrıs Cumhuriyeti olarak Kıbrıslı Rumların tek başına AB’ye girmesini bu zavallı güruhun ıslah olmaz tutumları sağladı!
Onların........
