menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kandırıldığını Düşünen Bir Halkın Okullarında Ne Öğretilir?

21 0
06.04.2026

Halk, ülkeyi yönetenlere güvenmiyorsa; kendisini kandırılmış hissediyorsa ve yönetişim mekanizmaları işlemiyorsa, bu durum yalnızca siyasal bir sorun olarak kalmaz. En derin etkisini eğitim sisteminde gösterir.

Eğitim, yalnızca bilgi aktaran bir yapı değil; aynı zamanda devlet ile toplum arasında kurulan güven ilişkisinin en görünür sahnesidir. Güven zedelendiğinde eğitim sistemi için için yıpranır. Hele yönetişim de ortadan kalkmışsa eğitim sistemi kaotik bir yapıya dönmeye mahkum olur.

Yönetişim; kararların ortak akılla alınması, süreçlerin şeffaf olması ve paydaşların sürece katılması demektir. Bir eğitimde yönetişim yokluğu, yalnızca yönetimsel bir aksaklık değil; ahlaki, kurumsal ve pedagojik bir kırılma anlamına gelir.

Halk yöneticiler tarafından kandırıldığını hissediyorsa, toplumda şu soru yaygınlaşır:

“Gerçekten adil bir sistem var mı?” Bu soru eğitimde çok kritik sonuçlar doğurur.

Ülkeyi yönetenler güvenilmez ise gençler sistemin adil bir yapı olduğu kuşkusunu taşır ve eğitim onlar için bir umut kapısı olmaktan çıkar.

Bu durumda öğrenciler:

Çalışmanın karşılığını alacaklarına inanmazlar,

Kuralların adil olduğunu düşünmezler,

Eğitimi bir gelişim aracı değil, zorunluluk olarak görürler,

Ülkede kalmak yerine başka yerlerde gelecek ararlar.

Yani eğitim sistemi, en kritik işlevini olan “gelecek inşa etme umudunu” kaybeder:

Sanılanın aksine okulların en önemli misyonu........

© Yeni Düzen