Yankı odaları
Kendi yankı odamda, kendi küçük ve güvenli baloncuğumda yaşadığımı fark ediyorum bazı sosyalleşme ortamlarında. Karşında kocaman bir sosyal medya var diyebilirsiniz. Algoritma bunun sorumlusu. Önüme bana yakın olanı düşürüyor geniş anlamda. Dışarıdakini bilmiyor en azından tahmin etmiyor değilim elbet, yine de sarsıcı geliyor yakinen buluşma anlarında. Bazen herkesin bildiği, popüler kültüre ait bir konuda öylesine cahilim ki hayretle açılabiliyor karşımdakinin gözleri. Cehaletimden utanıp biraz da böylesi alanlarla ilgileneyim diyorum, bu sefer de algoritma şaşıyor. Kendi baloncuğumda debelenmem daha hayırlı belki de.
Yalnızlığımı seviyorum. Garip biçimde hem güvenliği hem de özgürlüğü içinde barındıran bir şey benim için yalnızlık. Genelde güvenliğe giderken özgürlükten, özgürlüğe giderken de güvenlikten olursun. Yalnızlıkta güvenlik mi var diyebilirsiniz. Pek çok insan ekonomik, duygusal, bedensel vb. güvenlik arayışıyla kaçıyor yalnızlıktan. Yalnızlık değil de tekbaşınalıktan kaçıyorlar diyelim, yol ikili ya da çoklu yalnızlıklara çıkabiliyor çünkü.
Yalnızlığı başarmak, kendine yetebilmek bir kahramanlık sayılmaz mı? Bu denklemin bozulduğu bazı anlar var elbette. Hassas mesafe ayarları işe yarıyor bir miktar. Hayatının farklı mesafelerinde duran insanlar oluyor. En yakınında da birini istiyorsun kimi zaman.........
