menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Nafile Prenses Sendromu

32 65
16.02.2026

Kafamda bir konu dolanıyordu hafta boyunca. Yazıp yazıp sildim. Nasıl ifade edeceğimi bilemedim. İnsanların özellikle veda esnasında kurdukları cümlelerle ilgili. “Görüşelim tekrar; buraya geldiğinde” mesela. Sesin tınısı, bakış ve beden diliyle de birleşince bunun gerçek ya da gönülden bir istek olmadığı anlaşılır. Boşluğa fırlatılmış cümlelerdir bunlar. Gerçekleşmeyeceği kesin gibi duran bir buluşma davetidir bu. Ya da başka vaatler. Bir şair arkadaş anlatmıştı. Arap ülkelerinden bir şairin “Seni bir şiir dinletisi için davet edeceğim” cümlesini ciddiye almış. Sonra birisi açıklık getirmiş. Böyle dendiğinde bu aslında “Seni ülkemizde bir şiir dinletisi için davet etmeye layık buluyorum” demekmiş. Bir zamanlar çok fazla işittiğim benzer cümleler vardı. Bol keseden atılan vaatler. Sadece o an hayal edildiği için bir hoşluk yaratan boş plan ve projeler. Bir adamla tanışmıştım. Bir gazete projesi için güzel entelektüel kadınları yemeğe çıkarıyordu. Asla gerçekleşmeyecek bir proje. Meğerse götürdüğü Çin lokantasına para da vermiyormuş, ‘yakında’ çıkacak gazetenin reklam sponsorluğu için.

“Bir gün buluşalım” cümlesinin gerçekleşmeyecek bir vaade dönüşmesi tek taraflı değildir çoğu zaman. Karşı tarafın da o kadar istekli olmadığı sanısı ile kurulmuştur bazen bu cümle. Öyle bir ses tonu ve beden diliyle ifade edilmiştir ki biraz istek varsa o da silinir. Bazı insanlar hayatı gerçekleşmeyecek bazı vaatler düzeneği olarak yaşarlar........

© Yeni Düzen