Farklı Bir İhtimalin Yasını Tutmak
Bu hafta size aktarmak istediğim bir çocukluk anım var. Belleğim ne kadar doğru bir kayıt taşıyor emin değilim bundan. Babamın Cemaat Meclisi altındaki kitabevine İngilizce konuşan genç bir adam geliyor ve Kerime Nadir romanları alıyor. 1974 öncesine ait bahsettiğim anı. Babam kitabevindeki arkadaşına anlatıyor adamın Birleşmiş Milletler askeri olduğunu ve şehrin Rum kesiminde bir gece kulübünde çalışan sevgilisi için bu kitapları aldığını. Hatta şimdi anımsamıyorum ama kadının adını da söylüyor. Pek gerçek olmayabilecek takma bir ad gibi. Çocukluk hayalimde bu kadını, kitapları okuyuşunu, adamın kitapları ona verişini canlandırıyorum. Hem romantik bir sahne hem de içim acıyla doluyor bunları hayal ederken.
Hafta başı Aliye Ummanel’in Lefkoşa Belediye Tiyatrosu için yazıp yönettiği Bir İhtimal Kabare’yi izlerken nedense bu anı canlanıverdi birden. Bu yazı bir oyun eleştirisi olmayacak ama öncelikle çok derinden sarsıldığımı ve oyunu hayranlıkla izlediğimi belirteyim. Hatta oyunun atmosferi, karakterleri sürekli içimde dolaştı hafta boyunca. Çok az başıma gelen bir şeydir bu. Bazı filmlerde olur. Sinemadan çıkarım ama aslında çıkamam. Öylesine etki altında kalmışımdır ki o hülyanın içinde yürürüm bir süre. Karakterler öylesine içime yerleşmiştir ki bazen bir karakterin yüzünü kendi yüzüme geçmiş gibi hissederim, ruhu ekrandan çıkıp içime yerleşmiştir sanki. Nasıl bir........
