Değişmeyen Tek Şey
Zamanın ruhunu duyumsamaya çalışmak nasıl da zor son sıralar. Değişim öylesine hızlı ki ulaştım sandığın elinden kayıp yeni bir yoruma yol veriyor. Kısa videolar halinde dünyanın dört bucağında olup biten geçip duruyor önümüzden. Son sıralar algoritma Kıbrıs’la ilgili videoları düşürüyor önüme. Kimliklerin direngenliği ve dinamizmi üzerine düşündürüyor bu beni. Belli bir coğrafyada, kamusal alanda, tarihsellikte, dilde vs. şekilleniyor kimlikler ve sabit değiller. Küreselleşmiş dünyaya direnen yerellikler zamanındayız sanki. İlgi gören farklı olmak, şaşırtıcı olmak çünkü. Birilerinin kopyası değil ama özgün ve yeni olmak. İçerik üreticiler bunu fark ediyorlar ve kimliklerde gizli hazineyi deşmeye çalışıyorlar.
Var olmak görünürlükle ilgili artık. Hayattaki başarının önemli bir yanı görünürlüğü yükseltmek. Değişim hızı sersemletici, en azından benim ya da benim kuşağım için. Bu akışta sürüklenmek, kendini bırakmak da mümkün ama geldiği ve gitmekte olduğu yerin sorumluluğu ile dolu kimi insan.
Başkalarının hayatlarının hiç bu kadar gözlemcisi olmamıştık. Bize sunulan çeşitli hikayeler var başka hayatlara dair. Yüzeysel hikâyeler genelde bunlar. Ne kadarı gerçek ne kadarı kurgu; pek net değil. Her şey pazarlamaya dair çünkü. Hikayelerimiz pazara çıkıyor ve alıcının ilgisini çekmeleri gerekiyor. Bazı karakterlerle duygusal bir bağ oluşturuyoruz. Merak etmeye başlıyoruz onları. Ünlü tanımı değişmiş durumda artık.........
