menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yeni Başlayan Çözüm Sürecine Dair Kendi İçimizdeki eleştiriler…

9 9
24.01.2026

Erhürman’ın Cumhurbaşkanı (CB) seçilmesinin ardından Kıbrıs sorunu çözüm süreci ile ilgili olumlu ve umutlu bekleyişler Kuzey Kıbrıs’ta ve uluslararası toplumda canlandı. Kıbrıs Rum lideri Hristodulidis ise CB Erhürman’a hodri meydan çekercesine “Hade hemen BM Ölçütlerinde görüşme için masaya oturalım dedi; “Ama beni hala daha telefonda da aramadı” gibilerinden de çocuksu çıkışlar yaptı çünkü CB Erhürman’ın seçilmesinin özellikle uluslararası siyasette ve uluslararası toplumda yarattığı olumlu ve iyimser havadan rahatsız oldu ve kendince çıkışlarla havayı kendi lehine değiştirmeye çalıştı…
Tutturamadı… Uluslararası siyaset ve uluslararası toplum, Annan Planı referandumu ve Crans-Montana Konferansı başarısızlıklarının tek sorumlusunun Kıbrıs Rum liderliği ve sürü psikolojisi ile liderinin peşinden giden Kıbrıs Rum halkı olduğunu unutmuş değildir. Dolayısıyla Hristodulidis’in CB Erhürman’a hodri meydan çekişinin Güney Kıbrıs dışında pek bir etkisi olmadı… CB Erhürman Hristodulidis ile BM Genel Sekreteri (BMGS) özel temsilcisi Holguin gözetiminde yaptığı ilk görüşmede müzakerelerin başlamasına dair metodolojik önerilerini yaptı. Bir söz vardır, “Beni bir defa kandırırsan senin hatan, iki defa kandırırsan benim hatam” diye… Annan Planı birinci idi, Crans-Montana Konferansı da ikinci idi… Üçüncü defa müzakere masasına oturulacaksa Kıbrıs Türk tarafı ilk iki deneyimin öğretisi ile oturacaktı; Erhürman da öyle yaptı. Çekirge bir sıçradı, iki sıçradı; üçüncüyü sıçrayamaz, sıçrayamamalı… Dolayısıyla Erhürman metodolojik öneriler yaptı ki bunların patent hakkı da BMGS’dedir. Sonuç odaklı, zaman tahditli ve BM kararlarının kabulünün teyidi şimdiki BMGS’nin yeni sürece dair Crans-Montana’dan sonra yaptığı açıklamalarıdır. Yeni sürecin gene Kıbrıs Rum liderliği ve/veya halkı tarafından başarısızlığa uğratılması sonucunda Kıbrıslı Türklerin şimdiki statüye geri dönmeyeceğinin müzakerelere başlamazdan önce teyit edilmesine dair CB Erhürman’ın metodolojik önerisi de Annan Planı referandumundan sonra dönemin BMGS Kofi Annan’ın yazdığı raporundan ilhamlıdır: “Bu sonuca göre, Kıbrıslı Türklere uygulanan izolasyonlar anlamını yitirmiştir, isteyen üye devletler Kıbrıs Türk tarafı ile doğrudan ikili ilişkilere girebilir”. Tamam, o rapor BM Güvenlik Konseyince (BMGK) onaylanmadı; BM’nin arşivinden ve raflarından da atılmadı, söz gibi uçmadı, yazı olarak kaldı. Şimdi de CB Erhürman, Annan’ın bu tavsiyesinin yeni müzakere süreci başlangıcında taraflarca teyidini istiyor.

Hristodulidis, bu metodolojik önermelerden biri olan BMGK kararı kaynaklı siyasi eşitlik tarafını yarım olarak teyit etti; tamamlamak için Kıbrıs’ta kurulacak yeni yapının devlet başkanlığının dönüşümlü olmasını henüz teyit etmedi… Hani BM Ölçütlerinde........

© Yeni Düzen