Statükoseverlerin Sürdürdüğü Psikolojik Savaştayız…
On ay önce Erhürman Cumhurbaşkanı (CB) seçilince BM Genel Sekreteri (BMGS) Guterres Kıbrıs sorunu çözümü konusunda yeni, olumlu ve önemli bir fırsat çıktığını açıkça söyleyerek, çözüm süreci ile ilgili adımlar atmaya, girişimler yapmaya başladı; kendini alamadı adayı ziyarete bile geldi.
Halbuki Hristgodulidis seçildiğinin hemen ertesinde Kıbrıs sorununu BM ölçütlerinde çözmek için hazır olduğunu, BMGS’nin resmi temsilcisini hemen atamasını ve süreci başlatıp tarafları masaya davet etmesini istemişti; kale alan, duyan, kıpırdayan da olmadı… Ancak, iki yıl kadar önce Türkiye CB Erdoğan bir NATO zirvesinde “Kıbrıs sorununun çözümü için Annan Planı döneminde yaptığımız gibi elimizi taşın altına gene koyarız” deyince Guterres bir işaret fişeği almış gibi çözüm sürecini tetikleyebilmek için kişisel temsilci atamıştı. Yani bu atamada da BMGS Guterres Kıbrıslı Rum lider Hristodulidis’i dikkate almış değildi. Ayrıca, Hristodulidis bu yılın ilk yarısında AB dönem başkanı idi ama AB’nin Kıbrıs özel temsilcisi Tito onun görevi devretmesinden sonra, Temmuz ayı içinde atandı; AB bile ona yar olmadı…
Erhürman KKTC CB seçilince çözüm süreci konusunda BM hareketlendi ya, Crans-Montana Konferansı’nı çökerten iki kişiden biri olan Hristgodulidis’i telaş aldı. Annan Planı döneminde Papadopulos’un, Crans-Montana’da da Anastasiadis’in başına gelen kendisinin de başına geliyor olduğunu gördü. Papadopulos Talat’ın seçilmesiyle, Anastasiadis de Akıncı’nın seçilmesiyle BM Ölçütlerinde Çözüme destek şovlarının sürdürülemediğini ve maskelerini atarak gerçek yüzlerini gösterip BM’nin çözüm girişimlerini çökertmişlerdi ya, şimdi de kendisi bu güzergaha giriyordu, besbelli… Hristodulidis birşeyler yapmalıydı da ne yapmalıydı?! Bu Erhürman’ın yaygın olarak takdir gören soğukkanlı, sakin, olgun, mantıklı, provokasyona gelmez tarzı kendisi çatlatıyor. Sadece kendisini ve Kıbrıslı Rum statükoseverleri de değil, Kıbrıslı Türk statükoseverleri de çatlattığının da farkında; gıyabi ittifak fena bir strateji olmazdı?!… Yani, Kıbrıs’ın kuzeyinin güneyinin statükoseverlerini bir telaş aldı; Erhürman’la hareketlenen süreci baltalayacak çare bulmak........
