menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kapitalizmin çorapla sınandığı gün

11 0
28.06.2026

Tüketim toplumunun vitrinlere, reklamlara ve hediyelere sıkıştırmaya çalıştığı özel günlerden biri daha geldi geçti. Ama Babalar Günü, bütün bu parıltılı düzenin içinde tuhaf biçimde eksik, zorlanmış ve sahici kalmayı başaran ender günlerden biri oldu.

Geçtiğimiz pazar Babalar Günü’ydü.

Takvimlerin hatırlattığı, vitrinlerin usulca önümüze sürdüğü, reklamların ise her zamanki iştahıyla anlam yüklemeye çalıştığı o “özel” günlerden biri daha geldi ve geçti.

Ama kabul etmek gerekir ki Babalar Günü, tüketim toplumunun elinde hiçbir zaman tam olarak parlatılamadı. Anneler Günü kadar duygusal bir seferberliğe, Sevgililer Günü kadar gösterişli bir tüketim ritüeline, yılbaşı kadar büyük bir alışveriş telaşına dönüşemedi.

Hatta galiba vahşi kapitalizmin yarattığı popüler kültürün ve onun çocuğu olan tüketim toplumunun başarılı olamadığı ender alanlardan biri de tam olarak budur: Babalar Günü.

Çünkü Babalar Günü çoğu zaman son anda hatırlanır. Bazen pas geçilir. Bazen de “bir şey alalım bari” duygusuyla geçiştirilir.

Ve çoğu babanın payına o meşhur hediye düşer: Çorap.

Bir yıl çorap alınır. Ertesi yıl yine çorap. Sonra baba hafif alaycı, biraz kırgın ama çoğu zaman da gülümseyerek sorar:

“Evet çorap; ama bunlar ipek!”

İşte böylesine zorlanan bir gündür Babalar Günü. Reklamların büyütmeye çalıştığı ama hayatın içinde bir türlü büyümeyen, vitrinlerin süslediği ama duygusal karşılığı çoğu zaman eksik kalan, popüler kültürün pek de tutturamadığı bir özel gün.

Fakat belki de tam burada durup düşünmek gerekir.

Aslında yaratılmış bütün özel günler için biraz böyle değil mi?

Anneler Günü, Babalar Günü, Sevgililer Günü, doğum günleri,........

© Yeni Düzen