Naci Talât’ın Siyasal Hayatı Gerşegden Biterdi?
Atilla Operasyonundan tam bir yıl soğra Bozkurt gazeddasının ön sayfasında “Kurucu Meclisin bir üyesi Londrada Rum gösterilerine katıldı” başlı’ıynan bir havadis yayınnanır. Londura'daki Kıbrıs Türk Cemiyeti Saray Otel'de bir basın toblantısı yapar. Basın toblantısında Kıbrıs Türk Cemiyeti Asbaşkanı Ali M. Seyfi, cemiyetin genel sekreteri Necmi Hasan, cemiyetin Gıprız'a geri dönüş komitesi başganı Derviş K. Besim katılır. Basın toblantısında Londura'da bulunan bazı Gıprızlı Türglerin Türg davasına ters düşen davranışları oldu'u belirtilir. Cemiyed başganı Seyfi, “Davamıza ters düşen bu kişiler 20—25 kişi kadardırlar. 20 Temmuz'da Türk Ordusu, Kıbrıs Türk Toplumunu Yunan zulmünden ve emperyalizminden kurtarmak için Kıbrıs’a çıktıktan sonra, Londra’daki bazı Rum kuruluşları protesto gösterileri tertiplemişlerdir. Davamıza ters düşen kişiler, Türk milletini, ordusunu ve barış harekâtını protesto eden bu gösterilere fiilen katılmışlardır. Hattâ Londra sokaklarında Rumlarla birlikte bayrak açıp yürüyen bu kişilerden birisi, bugün maalesef Kıbrıs Federe Türk Devleti Kurucu Meclis üyeleri arasında bulunmaktadır” açıglamasını yabmışdır ("Kurucu Meclisin”, 1975, syf.1).
Gipriyaga gonuşan Gıprızlıların düzenlediyi işgal garşıtı eyleme katılan kimleridi? Gazeddacılar bu soruyu Ali M. Seyfi’ye sorar ancag Ali M. Seyfi gazeddacılara bu gişilerin isimlerini vermez. Kimidi bu gişiler? Gerşegden böyle bir olay yaşandıydı? Yaşanmadıysaydı Ali M. Seyfi neçün bu açıglamayı yabdıydı?
29 Ağustos 1975 tarihli Bozkurt gazeddasında “Naci Talât, belge ve kanıt gösterilmesini istedi" deye başga bir havadis yayınnanır. İki açıglama arasında 15 gün vardır. CTP Genel Segreteri ve Kurucu Meclis Üyesi Naci Talât, ayni şekilde bir basın toplantısı yapar. Naci Talât, “Bizim, sözü edilen bu gösteriyle yakın uzak bir ilgimiz yokdur. Olamaz da. Bu tür ithamlar maksatlıdır. Amaç benim kişiliğimde partimizi ve daha geniş anlamda demokratik güçleri yıpratmak, onların mücadelelerine karşı halkta tereddüt yaratmaktır" açıglamasını yapar (“Naci Talât, belge”, 1975, syf. 1). Naci Talât açıglamasının devamında “Bu asılsız iddianın kaynağı, Londa Kıbrıs Türk Cemyeti'nin bazı üyeleridir. Belli ki bir dedikoduyu hem de hiçbir delile dayanılmadan - gerçek olarak takdim etme uğraşı vardır. Bu uğraşı elbette Partimizin çökertilmesinden çıkar uman çevreler kışkırtmaktadır. Ancak Londra'daki Cemiyetin bazı ileri gelenleri, önce kendi aleyhindeki ciddi iddiaları tatmin edici bir düzeyde cevaplayıp kendilerini temize çıkarsınlar, ondan sonra başkalarını lekelemeye kalkışsınlar. Ellerinde deliller, belgeler varmış. Buyursunlar göstersinler, yayınlasınlar. Madem ki politik hayatımıza son vermek istiyorlardı, bunun en emin yolu bu değil miydi?" deye gonuşmasını sonlandırır (“Naci Talât, belge”, 1975, syf. 1).
Naci Talât bu açıglamaların hebsini reddeder. Bu iki havadisi birligde düşündüyümüzde ilginç bir durum ortaya çıkar. Naci Talât’ın son cümlesi Gıprızlıca gonuşan Gıprız solunun ruh halinin özeti gibidir. Naci Talât, “Madem ki politik hayatımıza son vermek istiyorlardı, bunun en emin yolu bu değil miydi?” deye sormagdadır. Bu ne anlama gelir? 1974’den soğra oluşdurulan siyasi admosferi annamag içün ve belki da 1974’den soğra böyüne gadar ki siyasi admosferi annamag içün bu cümle çog diggad çekicidir. Talât böyle bir eyleme katılmanın bedelinin siyasi hayatını sonlandıraca’ını itiraf eder. Başga bir ifadeynan böyle bir eyleme katılannarın kuzeyde siyased yabmaya devam edmesi imkansızdır. Naci Talât’ın sözlerinden yola çıkarag düşünecegsag, Gıprızlıca gonuşan Gıprızlıların Türkiya’yı işgalci görmeleri, Gibriyaga gonuşan Gıprızlılar’nan Türkiya’ya garşı ortag eylemlerde bulunmaları siyasi hayadlarını sonlandıracag........
