menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ahmet An ve “Kıbrıs Türk Matbaacılık Tarihi” kitabı

10 0
sunday

   Bir bölümünü sizlerle paylaşacağımız değerli araştırmacı yazar Ahmet An’la gerçekleştirdiğimiz söyleşiye öncelikle matbaanın Kıbrıs adasına gelmesinin genel olarak toplumu nasıl etkilediği konusuyla başlıyoruz.

   Matbaacılık Türk toplumu değil de Osmanlı’ya geri dönüp bakacak olsak, ki Osmanlı’nın son günleri, İngiliz döneminin başında matbaa Mısır üzerinden Kıbrıs’a geldi. Özellikle Osmanlı döneminde sanırım bir 300-400 yıl geçti de Osmanlı matbaacılığa, basımevlerine başladı, o anlamda büyük bir ilerleme. Ve o dönemde bildiğiniz gibi eserlerin çoğu el yazması şeklinde oluşurdu ve bunların ancak çok sevilenleri bu eserlerin beğenilenleri tarafından elle yeniden çoğaltılarak diğer okuyuculara ulaştırılırdı ki bu da meraklılar tarafından çoğaltılıyordu. Kıbrıs’ta da matbaa daha önceden Mısır üzerinden geldi. Kıbrıs’ta bir Ermeni’nin matbaa kurma girişimi var. İngiliz geldiği zaman İngiliz bunu kendine çevirir, kendi şirketine dönüştürür ve orda ilk gazeteler çıkmaya başlar. Ardından da kitap basan diğer gazete dışındaki ürünleri de basan matbaalar kurulur. Bu tabii bilginin gerek Türk toplumunda gerekse ada çapında diğer toplumlar arasında yayılması açısından, özellikle gazeteler yoluyla, çok yararlı olmuştur.

   Kıbrıs Türk Matbaacılığın bu noktada doğumu, gelişimi nasıl olmuştu acaba...

   Öncelikle gazete şeklinde başlamıştır. Eskiden gazeteler tabii teknik itibarıyle bugünün tekniğiyle kıyas kabul etmez, fasikül halinde basılırdı. Benim izleyebildiğim kadarıyla ilk romanlar veya diğer kitaplar 3-4 fasikül şeklinde basılırdı. Zaten hacim olarak da kalın olmadıkları için fasikül olarak basılır ve sonradan bunlar ciltlenerek okuyucuya sunuluyordu.

   Kıbrıslı Türkler için matbaaların gelişim sürecindeki en önemli dönüm noktalarından biri de Latin harflerin kullanılmasıydı. Bu süreci nasıl........

© Yeni Düzen